Zararlı Vergi Rekabeti ve Türkiye

Zararlı vergi rekabeti uygulayan devletlerin ve küçük hükümranlık alanlarının kendi ülkelerinde faaliyet gösteren mükelleflerin çok az veya vergi ödememelerini sağlayan gizli muktezalar verdikleri ortaya çıkmıştır. Gizli mukteza vermede üç taraf vardır. Sacayağını muktezayı veren vergi idaresi, muktezanın içeriğini formüle eden muhasebe, hukuk, denetim ve danışmanlık firması ile muktezayı alan mükellef oluşturmaktadır. Gizli mukteza verme hadisesi sacayağının birini oluşturan büyük muhasebe, hukuk, danışmanlık ve denetim firmalarında çalışan personelin gizli bilgileri sivil toplum kuruluşlarına ifşa etmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Bilgileri alan sivil toplum kuruluşları bunları saygın gazeteler ve sosyal medya mecralarına aktarmışlardır. Böylelikle farkındalık artmıştır.

Bu konu G20/OECD Matrah Aşındırma Kâr Kaydırma (BEPS) Projesi’nin temel amaçları arasında yer almıştır. Projenin konuyla doğrudan ilgili 5 ve 12 numaralı iki eylem planı bulunmaktadır. 5 numaralı Eylem Planının başlığı “Zararlı Vergi Rekabeti Uygulamalarıyla Şeffaflık ve Özün Önceliğini Dikkate Alınarak Daha Etkili Mücadele Edilmesi” şeklindedir. 12 numaralı Eylem Planı “Zorunlu İfşa Kuralları” başlığını taşımaktadır.

Bu iki eylem planının amaçları arasında, zararlı vergi rekabeti uygulayan vergi cennetleri ile tercihli vergi rejimlerinin kendi hükümranlık alanlarında mükelleflerin vergi ödememelerine olanak sağlayan gizli mukteza verme uygulamalarına son vermektedir. Bu iki eylem planı ile ilgili olarak 2023 yılının son aylarında OECD tarafından “Zararlı Vergi Uygulamaları-2022 Vergi Muktezaları Hakkında Bilgi Değişimine İlişkin Akran Değerlendirme Raporu” yayınlanmıştır.

Raporda bir ülke vergi idaresi tarafından verilen muktezaların diğer ülkelerin gelirlerini azaltıcı etkisi olup olmadığı gözetlenmekte ve denetlenmektedir. Ülkeler OECD’nin kurduğu mekanizma ve yöntem sayesinde birbirini değerlendirmektedir. Buna akran değerlendirmesi denilmektedir. Yukarıda sözü edilen rapor bu çerçevede oluşturulmuştur.

Rapora göre incelenen muktezalar beş başlık altında şu şekilde toplanmıştır. (1) Tercihli (avantajlı) vergi rejimi uygulamalarına ilişkin muktezalar, (2) Tek taraflı peşin fiyatlandırma anlaşmaları veya sınırlar arası transfer fiyatlandırma konularına ilişkin tek taraflı verilen muktezalar, (3) Vergilendirilebilen kârları azaltmaya yönelik muktezalar, (4) İş yeri konusunda verilen muktezalar, (5) İlişkili taraflara verilen kanal şirket muktezaları.

BEPS’e katılan 131 ülke değerlendirilmiştir. İnceleme dönemi 2010-2022 yılları arasıdır. 2022 yılı sonu itibari ile ülkeler arasında 54.000 mukteza değişimi yapılmıştır. Bunlardan 24.000 adedi incelenmiştir. Raporda yer verilen 131 ülkeden 100’ü hakkında herhangi bir sıkıntı olmadığı sonucuna varılmıştır. Değerlendirmeleri başarıyla geçtikleri kanaatine ulaşılmıştır. Kalan 31 ülke için 58 adet tavsiyede bulunulmuştur. Tavsiyede bulunulan ülkelerden eleştiri konularını düzeltmeleri istenmiştir.

Ülkemize ilişkin olarak yapılan değerlendirme olumludur. Türkiye raporda belirtilen asgari standartları karşılamaktadır. Değerlendirmede ülkemize yönelik ana başlıklar şu şekildedir: Türkiye’nin sınırlar arası tek taraflı peşin fiyatlandırma anlaşmaları, sınırlar arası diğer tek taraflı muktezaları ile transfer fiyatlandırması düzenlemesinin kapsamı ve uygulamaları hukuka uygundur. Anlık bilgi değişimlerine olanak veren hukuki altyapısı mevcuttur. Tarafı olduğu Vergi Konularında Çok Taraflı İdari Yardımlaşma Anlaşması ve ikili vergi anlaşmaları sayesinde anlık bilgi değişimi yapmaktadır. Muktezalar konusunda bilgi değişimine yönelik bilgi iletişim formlarını ve dosyalarını zamanında hazırlamakta ve değişime tabi tutmaktadır.

Raporda belirtildiği üzere ülkemiz vergi muktezalarının değişiminde uluslararası asgari standartları karşılamaktadır. Ancak ülkemiz zararlı vergi rekabetinden olumsuz etkilenmektedir. Vergi cennetleri ve tercihli vergi rejimlerinden zarar görmektedir. Maliye idaresinin, rapordaki asgari standartları karşılamayan ülkelerle olan vergi işlemelerini etraflı değerlendirmesi ve risk analizi yapması yerinde olacaktır. Buna müteakip riskli ülkeler listesi hazırlaması ve bu ülkelerle yapılacak işlemleri vergi yönünden incelemesi ülke bütçesine katkı yapacaktır.

Dr. Hüseyin Işık

05.01.2024

Uzman Hakkında

Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Işık
Vergi

1968 yılında İzmir Menemen’de doğan Hüseyin Işık, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Colorado Üniversitesi’nde ekonomi dalında yüksek lisans derecesi aldı.

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mali Hukuk Ana Bilim Dalı’nda “Çok Uluslu Şirketlerde Örtülü Kazanç ve Örtülü Sermaye” konulu tez ile doktor unvanını elde etti. Bu tez 2005 yılında aynı başlıkla Maliye Bakanlığı Yayınları arasındaki yerini aldı. “Uluslararası Vergilendirme” başlıklı kitabı 2014 yılında yayımlandı. Yıldız Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi’nde Kamu Maliyesi, Para Teorisi ve Para Politikası dersleri, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Vergi Hukuku dersleri verdi.

Meslek yaşamına Maliye Müfettiş Yardımcısı olarak 1989 yılında Maliye Teftiş Kurulu’nda başlayan Işık, Maliye Müfettişliği, Maliye Başmüfettişliği, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcılığı ile Türkiye OECD (Paris) Daimi Temsilciliği Maliye Müşavirliği görevlerinde bulundu. 2017 Temmuz ayından itibaren İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı.

Uluslararası vergi hukuku, uluslararası vergi sistemindeki değişimlerin Türk vergi sistemine etkileri ve Türkiye’nin uyumu ile dijital ekonominin vergilendirilmesi alanlarında çalışmalarını sürdürüyor.
Evli ve iki çocuk babası olan Işık; iyi derece İngilizce, orta derece Fransızca biliyor.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri