Vergi İncelemeleri Nerede Yapılır?

Vergi incelemelerinin nerede yapılacağı konusunda 7338 sayılı Kanun ile önemli değişiklik yapılmıştır. Değişiklikten önce incelemelerin esas olarak mükellefin iş yerinde yapılacağı esası geçerli iken yeni durumda incelemelerin dairede yapılması esası benimsenmiştir. Bu makalemizde vergi incelemelerinin yapılacağı yer konusu tarihi yönü de dikkate alınarak açıklanacaktır.

Türk Vergi Sistemi’nin temellerinin 1945-1950 yılları arasında atıldığı kabul edilir. O günden bugüne Türkiye’de iki Vergi Usul Kanunu yürürlükte olmuştur. İlki 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu’dur. Bu ilk kanun, 07.06.1949 tarihinde kabul edilmiş ve 15.06.1949 tarih ve 7233 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İlk kanun on yıldan biraz fazla yürürlükte kalmış ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. İkincisi olan 213 sayılı Kanun 04.01.1961 tarihinde kabul edilmiş ve 10.01.1961 tarih ve 10703 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 213 sayılı Kanun önceki kanunun on yıllık uygulamasında yaşanan eksiklikleri ve noksanlıkları gidermeye yönelik olarak hazırlanmıştır. İlk kanundaki birçok düzenleme aynen korunmuştur.

Her iki kanunda vergi incelemelerinin nerede yapılacağı aynı ifadelerle yer almıştır. Sadece madde başlığında farklılık vardır. Konu 5432 sayılı Kanun’un 129’uncu maddesinde “Yerinde İnceleme” başlığını taşımaktadır. 213 sayılı Kanun’un 139’uncu maddesinin başlığı ise “İncelemenin Yapılacağı Yer” başlığını taşımaktadır. Madde başlıklarındaki bu farklılık dışında maddelerin lafzı bire bir aynıdır. Aynı şekilde kaleme alınmıştır. İlk Vergi Usul Kanunu yaklaşık 10 yıl yürürlükte kalmıştır. İkincisi ise 60 yıldır yürürlüktedir. Toplarsak 70 yıldır Vergi Usul Kanunumuz vardır. Ülkemizde bu 70 yıllık sürede vergi incelemelerin nerede yapılacağı konusu aşağıdaki tablonun ilk sütunundaki gibi düzenlenmiştir. Ancak 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 14.10.2021 tarihinde kabul edilmiş ve 26.10.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu kanunun 17’nci maddesi ile Vergi Usul Kanunu’nun konumuzla ilgili 139’uncu maddesi değiştirilmiştir. Maddenin yeni hâli aynı tablonun ikinci sütununda yer almaktadır. Maddenin yeni hâli 01.07.2022 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

MADDENİN ESKİ HÂLİ

MADDENİN YENİ HÂLİ

Vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır.

İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkânsız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.

Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir.

İncelemenin dairede yapılması hâlinde istenilen defter veya vesikaları belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmeyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını ibraz etmesi için münasip bir mühlet verilir.

Vergi incelemeleri, esas itibarıyla dairede yapılır.

İncelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir.

İstenilen defter veya vesikaları belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmeyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını ibraz etmesi için münasip bir mühlet verilir.

İncelemenin dairede yapılması, incelemeye tabi olanın iş yerinde tespit yapılmasına ve çalışmalarda bulunulmasına mâni değildir.

Mükellef ve vergi sorumlusunun talep etmesi ve iş yerinin müsait olması hâlinde inceleme iş yerinde de yapılabilir.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

Yukarıdaki iki maddeye baktığımızda en dikkate çekici husus, eski düzenlemede incelemelerin mükellefin iş yerinde yapılması esası benimsenirken yeni durumda dairede yapılması esasına geçilmesidir.

Eskiden incelemenin yapılacağı yeri belirleme hakkı mükellefe aitti. Yeni hâlinde bunu belirleme hakkı vergi inceleme elemanına geçmiştir. Eskiden mükellef ve vergi sorumlusunun rızası alınarak incelemeler dairede yapılırken yeni durumda böyle bir rızaya gerek kalmadan dairede yapılacaktır. Bu durumda mükellefin haklarında bir gerileme söz konusudur. Kanun koyucu, mükellef haklarındaki bu gerilemenin farkındadır. Gerilemenin telafisi bakımından mükellef ve vergi sorumlusunun talep etmesi ve iş yerinin müsait olması hâlinde incelemenin iş yerinde de yapılabileceği hükmü getirilmiştir.

Neden böyle bir düzenleme yapıldığını anlamak için 7338 sayılı Kanun’un genel ve madde gerekçesine bakmakta fayda bulunmaktadır.

Kanun teklifinin genel ve madde gerekçesinde, ekonomik ve ticari hayatta yaşanan gelişmelere bağlı olarak iş yeri kavramında meydana gelen değişiklikler, elektronik defter kullanan mükellef sayısındaki artış, verilerin dijital ortamda depolanması ve sunulmasına ilişkin imkânların artması, vergi incelemesine ilişkin süreçlerin dijital ortamlar üzerinden yapılabilmesi, incelemenin daha çok teknolojik ekipmanlar kullanılarak yapılması gibi nedenlerle incelemelerin uzaktan yapılabileceği belirtilmiştir. Dijital teknolojide yaşanan bu gelişmeler dikkate alınarak incelemenin esas itibarıyla vergi incelemesine yetkili olanların dairelerinde yapılması, mükellefin ve vergi sorumlusunun talep etmesi ve iş yerinin müsait olması durumunda iş yerinde yapılması esasının benimsendiği gerekçede yer almıştır.

Vergi incelemelerinin mükellefin iş yerinde yapılması esasından inceleme memurunun dairesinde yapılması esasına geçilmesi, dijital teknolojide yaşanan gelişmelerin bir sonucudur. Mükellefin haklarının geriletilmesi amacını gütmemekte; zorunluktan kaynaklanmaktadır. Dijitalleşmedeki gelişmeler sonucu 70 yıllık uygulama değişikliğe uğramıştır.

Yeni uygulamaya gelecek yılın ortasında geçilecektir. Bu süre içinde mükelleflerin bakanlığın çıkaracağı yönetmeliği tetkik etmeleri ve bir vergi incelemesine alınmaları durumunda bunun devlet dairesi yerine kendi iş yerlerinde yapılması için iş yerlerini müsait kılmaları ve inceleme esnasında talep etmeleri gerekecektir.

Dr. Hüseyin Işık

Uzman Hakkında

Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Işık
Vergi

1968 yılında İzmir Menemen’de doğan Hüseyin Işık, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Colorado Üniversitesi’nde ekonomi dalında yüksek lisans derecesi aldı.

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mali Hukuk Ana Bilim Dalı’nda “Çok Uluslu Şirketlerde Örtülü Kazanç ve Örtülü Sermaye” konulu tez ile doktor unvanını elde etti. Bu tez 2005 yılında aynı başlıkla Maliye Bakanlığı Yayınları arasındaki yerini aldı. “Uluslararası Vergilendirme” başlıklı kitabı 2014 yılında yayımlandı. Yıldız Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi’nde Kamu Maliyesi, Para Teorisi ve Para Politikası dersleri, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Vergi Hukuku dersleri verdi.

Meslek yaşamına Maliye Müfettiş Yardımcısı olarak 1989 yılında Maliye Teftiş Kurulu’nda başlayan Işık, Maliye Müfettişliği, Maliye Başmüfettişliği, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcılığı ile Türkiye OECD (Paris) Daimi Temsilciliği Maliye Müşavirliği görevlerinde bulundu. 2017 Temmuz ayından itibaren İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı.

Uluslararası vergi hukuku, uluslararası vergi sistemindeki değişimlerin Türk vergi sistemine etkileri ve Türkiye’nin uyumu ile dijital ekonominin vergilendirilmesi alanlarında çalışmalarını sürdürüyor.
Evli ve iki çocuk babası olan Işık; iyi derece İngilizce, orta derece Fransızca biliyor.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri