KDV’DE HASILAT ESASLI VERGİLENDİRME

Vergilendirme işlemi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesinden başlayarak vergi matrahının belirlenmesi, verginin; tarhı, tebliği, tahakkuku ve ödenmesi aşamalarını içeren bir süreçtir. Vergi kanunlarımıza göre matrahın ve ödenecek verginin belirlenmesinde genellikle gerçek usul benimsenmiş olmakla birlikte bazı durumlarda başka vergilendirme yöntemleri de kullanılabilmektedir.

Mal ve hizmetlerin üreticiden nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar her safhada kazandığı değer üzerinden alınan bir harcama vergisi olan katma değer vergisinde de vergilendirme kural olarak gerçek usulde yapılmaktadır. Bu yönteme göre, mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları KDV’den, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklendikleri KDV’nin indirilerek beyan edilmesi ve ödenecek KDV çıkması halinde de ödenmesi gerekmektedir. 

7104 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanunun 38’inci maddesinde yapılan değişiklikle KDV’de “Hasılat esaslı vergilendirme” adlı yeni bir vergilendirme usulü düzenlenmiştir.

Hasılat esaslı vergilendirme usulünde indirim mekanizması devre dışı bırakılarak ödenecek verginin hesaplanmasında farklı bir yöntem benimsenmiştir. Buna göre, mükellefler tarafından ödenecek vergi, vergiye tabi işlemlerin bedeli ve buna ilişkin hesaplanan KDV tutarlarının toplamına Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen özel bir oranın uygulanması suretiyle hesaplanmaktadır. Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefler tarafından yüklenilmiş bulunan KDV’nin indirimi mümkün olmayıp, bu tutarlar ile bu usule göre ödenen KDV’nin, işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Diğer yandan yeni usulden yararlanan mükellefler tarafından gerçekleştirilen teslim ve hizmetlerin bedeli üzerinden genel olarak belirlenmiş oranlarda KDV hesaplanmasına ve bu KDV’nin fatura ve benzeri belgelerde gösterilmesine devam edilecek, bu belgelerde gösterilen KDV tutarları da hesaplara gelir olarak kaydedilecektir.

Bu kapsamda vergilendirilen mükellefler, yapmış oldukları indirimli orana tabi işlemler ile istisnaya tabi işlemlerini hasılatlarına dâhil edecekler, ancak indirim hakları bulunmadığından iade hakkı doğuran işlemlere ilişkin iade talebinde bulunamayacaktır.

Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi olan mükelleflerin mal teslimi ve hizmet ifalarında alıcılar tarafından KDV tevkifatı yapılmayacak ancak bu mükelleflerin tam ve kısmi tevkifata tabi mal ve hizmet alımlarında KDV tevkifatı uygulanacaktır.

Hasılat esaslı vergilendirme usulünden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek gruplarında faaliyet gösteren mükellefler yararlanabilmektedir. Bu kapsamda 6/2/2019 tarihli ve 718 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, belediyeler tarafından ruhsat verilen, toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs işletmelerinin (belediyelerin otobüs işletmeleri ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin yüzde 51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketler hariç) münhasıran il sınırları içinde, otobüsle (sürücüsü dahil en az 18 oturma yeri olan) yapmış oldukları toplu taşıma faaliyetleri hasılat esaslı vergilendirme kapsamına alınmıştır. Aynı karar ile hasılatlara uygulanacak vergi oranı ise yüzde 1,5 olarak belirlenmiştir.

Hasılat esaslı vergilendirme usulü, kapsama alınan mükellefler bakımından zorunlu olmayıp isteğe bağlıdır. Bu nedenle uygulama kapsamına alınan mükelleflerden hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçmek isteyenlerin bağlı oldukları vergi dairesine başvurarak talepte bulunmaları gerekmektedir. Vergi dairesince bu kapsamda vergilendirilmeleri uygun görülen mükellefler, bu durumun tebliğ edildiği tarihi içine alan vergilendirme dönemini takip eden dönemden itibaren hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçerler. Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefler iki yıl boyunca bu usulden çıkamazlar.

Bu usulde, hesaplanan verginin, 4 No.lu KDV Beyannamesi ile vergilendirme dönemini takip eden ayın 24’üncü günü akşamına kadar beyan edilmesi ve aynı ayın 26’ncı günü akşamına kadar da ödenmesi gerekmektedir.
 

Uzman Hakkında

Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Işık
Vergi

1968 yılında İzmir Menemen’de doğan Hüseyin Işık, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Colorado Üniversitesi’nde ekonomi dalında yüksek lisans derecesi aldı.

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mali Hukuk Ana Bilim Dalı’nda “Çok Uluslu Şirketlerde Örtülü Kazanç ve Örtülü Sermaye” konulu tez ile doktor unvanını elde etti. Bu tez 2005 yılında aynı başlıkla Maliye Bakanlığı Yayınları arasındaki yerini aldı. “Uluslararası Vergilendirme” başlıklı kitabı 2014 yılında yayımlandı. Yıldız Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi’nde Kamu Maliyesi, Para Teorisi ve Para Politikası dersleri, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Vergi Hukuku dersleri verdi.

Meslek yaşamına Maliye Müfettiş Yardımcısı olarak 1989 yılında Maliye Teftiş Kurulu’nda başlayan Işık, Maliye Müfettişliği, Maliye Başmüfettişliği, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcılığı ile Türkiye OECD (Paris) Daimi Temsilciliği Maliye Müşavirliği görevlerinde bulundu. 2017 Temmuz ayından itibaren İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı.

Uluslararası vergi hukuku, uluslararası vergi sistemindeki değişimlerin Türk vergi sistemine etkileri ve Türkiye’nin uyumu ile dijital ekonominin vergilendirilmesi alanlarında çalışmalarını sürdürüyor.
Evli ve iki çocuk babası olan Işık; iyi derece İngilizce, orta derece Fransızca biliyor.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri