Deprem Yardımlarının KDV ve ÖTV Yönü

Önceki makalemizde Kahramanmaraş’ta meydana gelen, on bir ilimizi etkileyen deprem nedeniyle yapılan yardımların gelir vergisi ve kurumlar vergisi yönünü incelemiştik. Bugün deprem yardımlarının katma değer vergisi ve özel tüketim vergileri yönünü inceleyeceğiz. Yardımlar nakdî yardımlar ve ayni yardımlar şeklinde olabilecektir. Nakdî yardımların KDV ve ÖTV yönü olmayacağı için sadece ayni yardımlar üzerinde durulacaktır. Ayni ayrımların bu iki vergi bakımından en çok karşımıza çıkacak yönleri üzerinde durulacaktır.

Ayni yardım denilince bir kişinin, işletmenin veya şirketin depremde zarar gören kişilere fiziki mal şeklinde yapmış olduğu yardımlardır. Mal şeklindeki yardımlar gıda maddeleri, temizlik malzemeleri, sağlık malzemeleri, dayanıklı tüketim malları, bina ve teçhizat şeklinde olabilecektir. Bu yardımlar yapılırken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisinin nasıl işlem göreceği önem taşımaktadır. Ayni yardım yapılırken yardım konusu mallar bir fatura ile teslim edilecektir. Teslim sırasında KDV ve ÖTV’nin durumu önem taşımaktadır. Yapılan yardımlar aşağıdaki açıklayacağımız mevzuata uygun yapılırsa malların teslimi sırasında vergi hesaplanmayacaktır. Aksi takdirde KDV ve ÖTV hesaplanması zorunda kalınacaktır. Bu ise zaten yardım yapmak suretiyle fedakârlıkta bulunan hayırsever kişileri daha fazla ve gereksiz yük bindirecektir. Bundan kaçınmak bakımından deprem yardımların yapılmasında katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi bakımından sorun çıkmaması için dikkate alınması gereken hususlar her iki vergi bakımından aşağıda açıklanmıştır.

Katma değer vergisi

(1) Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13’üncü maddesinin k bendi, ilk üzerinde duracağımız hükümdür. Söz konusu hükme göre, genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanmak üzere yapılan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi, mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi ibadethaneler, Diyanet İşleri Başkanlığı denetimine tabi yaygın din eğitimi verilen tesisler, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla bağışta bulunacaklara yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisnadır.

Bu bentteki istisnada üç taraf vardır: Bunlar yardım yapılan kurum ve kuruluşlar, yardım yapan gerçek veya tüzel kişiler ile yardım yapan kişilere mal ve hizmet teslimi yapan KDV mükellefleridir. Bu istisnadan yararlanabilmek için yardımı yapacak kişiler ile yardımı alacak kurum ve kuruluş arasında yardım protokolünün imzalanması gereklidir. Yardım yapacak kişinin mükellef olup olmamasının bir önemi yoktur. Bu yardım protokolüne dayanarak yardım yapacak kişilere yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna olacaktır.

(2) Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17’inci maddesinin 1/b bendi, ayni deprem yardımlarının KDV yönü bakımından dikkate alınması gereken diğer bir hükümdür. Yapılan yardımların KDV’ye tabi olmaması için izleyen kurum ve kuruluşlara yapılması icap etmektedir. Bunlar genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar şeklinde belirtilmiştir. Sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları katma değer vergisinden istisnadır. Bu kurum ve kuruluşlara yapılacak yardımlarda bir alt ya da üst sınır söz konusu olmaksızın istisna uygulanacaktır. Bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen KDV indirilebilecek, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmeyecektir.

(3) Yine Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17’inci maddesinin 1/b bendine göre fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığı’nca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin teslimi katma değer vergisinden istisnadır. Yine bu kapsamda yapılan teslim ve hizmetler için yüklenilen KDV indirilebilecek, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmeyecektir.

Özel tüketim vergisi

Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi konumuzla ilgilidir. Buna göre kanuna ekli (IV) sayılı listede yer alan çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, buzdolabı, cep telefonu gibi malların genel ve katma bütçeli dairelere, il özel idarelerine, belediyelere, köylere ve bunların teşkil ettikleri birliklere bedelsiz olarak teslimi vergiden istisnadır.  Malların tesliminde düzenlenecek faturalarda herhangi bir bedel gösterilmeyecektir. ÖTV Mükellefleri, istisnadan yararlanan kurumlardan sözü edilen malların bedelsiz edinildiğine dair bir yazı istenecektir. Mükellefler bu istisna kapsamındaki teslimlerine ilişkin düzenlenen faturaya “ÖTV Kanunu’nun (7/5) Maddesi Kapsamında İstisna Olduğundan ÖTV Hesaplanmamıştır.” şerhini ekleyeceklerdir. İstisnadan yararlanan kurum yazısı ile faturanın işletme yetkililerince imzalanmış ve kaşelenmiş onaylı fotokopisi bir dilekçe ekinde vergi dairesine ibraz edilmesi gerekecektir. Böylelikle ÖTV istisnasından yararlanılacaktır.

Mükelleflerin deprem bölgesinde zarar gören kurum ve kuruluşlar ile vatandaşlarımıza nakdî olduğu kadar ayni yardımlarda bulunmaları bu bölgedeki insanımız bakımından çok önemlidir. Ayni yardımlarda katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi bakımından istisnalardan yararlanabilmek için yukarıda açıklamaya çalıştığımız mevzuata ve maliye idaresinin açıklamalara göre hareket etmeleri yerinde olacaktır.

Dr. Hüseyin Işık

17.03.2023

Uzman Hakkında

Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Işık
Vergi

1968 yılında İzmir Menemen’de doğan Hüseyin Işık, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Colorado Üniversitesi’nde ekonomi dalında yüksek lisans derecesi aldı.

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mali Hukuk Ana Bilim Dalı’nda “Çok Uluslu Şirketlerde Örtülü Kazanç ve Örtülü Sermaye” konulu tez ile doktor unvanını elde etti. Bu tez 2005 yılında aynı başlıkla Maliye Bakanlığı Yayınları arasındaki yerini aldı. “Uluslararası Vergilendirme” başlıklı kitabı 2014 yılında yayımlandı. Yıldız Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi’nde Kamu Maliyesi, Para Teorisi ve Para Politikası dersleri, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde Vergi Hukuku dersleri verdi.

Meslek yaşamına Maliye Müfettiş Yardımcısı olarak 1989 yılında Maliye Teftiş Kurulu’nda başlayan Işık, Maliye Müfettişliği, Maliye Başmüfettişliği, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcılığı ile Türkiye OECD (Paris) Daimi Temsilciliği Maliye Müşavirliği görevlerinde bulundu. 2017 Temmuz ayından itibaren İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı.

Uluslararası vergi hukuku, uluslararası vergi sistemindeki değişimlerin Türk vergi sistemine etkileri ve Türkiye’nin uyumu ile dijital ekonominin vergilendirilmesi alanlarında çalışmalarını sürdürüyor.
Evli ve iki çocuk babası olan Işık; iyi derece İngilizce, orta derece Fransızca biliyor.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri