Tarım 4.0 (Akıllı Tarım Uygulamaları)

Tarım ve tarıma dayalı gıda imalat sanayi sektörleri hem bir ülke nüfusunun beslenmesi bakımından hem de çeşitli sanayi kollarına temel girdiler sağladıkları için büyük öneme sahiptir. Bu yüzden özellikle son yirmi yılda teknolojik açıdan dinamik gelişmelerin yaşandığı tarım sektörü stratejik bir sektör olarak yeniden gündeme gelmiş, yaşanan Covid-19 pandemi süreci de bu durumun altını bir kez daha çizmiştir.

Toplam nüfusun artışının yanı sıra tarımsal faaliyet ile uğraşma potansiyeli yüksek kırsal nüfusun azalması trendi tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin önünde bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle tarımsal üretime teknolojik çözümlerin entegre edilmesi gelecek dönemde bir zorunluluk olarak bütün dünyanın çözmesi gereken bir konudur.

Günümüz dünyasında nüfus artışı, temiz su sıkıntısı, çevre kirliliği, iklim değişikliği, teknolojik ilerlemeler, genetik mühendisliği, yapay zekâ ve nesnelerin internetindeki gelişmeler tarım sektörünün geleceğini belirleyici unsurlardır.

Tarımın teknolojik anlamda dönüşümü 20. yüzyılın başlarına kadar uzanmaktadır. Tarım 1.0 olarak adlandıran ilk dönüşümün yaşandığı dönemin en temel özelliği, düşük verimliliğe sahip emek yoğun üretim şeklinde olmasıdır. Bu süreçte toplumun üçte birinin çok sayıdaki küçük çiftliklerde aktif olarak çalışarak temel tarım ürünlerinin üretimine katılmasıyla toplumun gıda ihtiyacı yeterli düzeyde karşılanmıştır.

1950’lerin sonlarına gelindiğinde sentetik pestisitler, gübreler ve daha etkili makineler üretim maliyetlerini düşürmüş ve bu sayede “Yeşil Devrim” adı verilen Tarım 2.0 dönemi içerisine girilmiştir. Ucuz girdiler ve yeni araçlar sayesinde verimlilik artışı yaşanmıştır.

1990’lı yıllarda başlayan Tarım 3.0 süreci günümüzde daha çok “Hassas Tarım” olarak adlandırılmaktadır. GPS teknolojisi sayesinde manuel yönlendirme, hasat makinelerine uygulanan VRA (Variable Rate Application) sistemleri ile özellikle gübreleme sürecinin takip edilmesi bu dönemde uygulanan belli başlı teknolojiler olarak karşımıza çıkmaktadır. Hassas tarım yöntemleri ile arazinin her bir parseline özgü ya da sürüdeki her bir hayvana özgü takip ve çözümler sunulmakta ve üretim maliyetleri azaltılarak süreç daha etkin bir şekilde yönetilmektedir.

2010’lu yılların başından itibaren, Endüstri 4.0 ile sanayide yaşanan devrimin benzeri paralel bir süreçte tarım sektöründe yaşanmaya başlanmıştır. Bu sürece “Tarım 4.0, Akıllı Tarım, Dijital Tarım” gibi isimler verilmekte ve genel olarak sen sörleri, algılayıcıları, mikro işlemcileri, otonom karar sistemlerini, bulut tabanlı bilgi ve iletişim teknolojilerini içeren akıllı teknolojilerin tarım sektöründe uygulanmasını içermektedir. Internet tabanlı portallar ve çeşitli algoritmalar sayesinde büyük verilerin depolanması ve analiz edilerek tarladan sofraya tüm sürecin takip edilebilmesi, yönlendirilebilmesi ve gelecek projeksiyonlarının yapılabilmesi sağlanmaktadır. Tarım 4.0 beraberinde tarım ve gıda değer zincirindeki farklı aktörlerin iş birliğini, dolayısıyla ekosistemin önemini de ortaya koymaktadır.

Tarım sektörünün daha verimli, rekabetçi, çevreci ve sürdürülebilir hâle getirilmesi için Tarım 4.0 uygulamaları önemli ve etkili araçlar yaratmaktadır. Tarım 4.0’da kullanılan teknolojiler tedarikçilerin, üreticilerin, yetiştiricilerin, aracıların ve teknoloji sağlayıcıların yani tarım sektöründe çalışan farklı aktörlerin faaliyetlerini kapsamaktadır. Nesnelerin interneti, büyük veri ve akıllı algoritmalar ile tüm bu aktörlerin aktiviteleri bir araya getirilebilmektedir.

Ülkemiz verimli toprak ve iklim şartları ile dünyanın en önemli tarımsal üretim potansiyeline sahip ülkelerinden birisidir. Bugün için potansiyeline eşdeğer bir katma değer elde edemesek de Tarım 4.0 uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte tarım sektörü ülkemizin stratejik sektörlerinden birisi olmaya devam edecektir.

 

Kaynakça:

Türk Tarımının Global Entegrasyonu ve Tarım 4.0, Ege Üniversitesi İİBF, 2018

Uzman Hakkında

Sena Gürsoy
Teşvik ve Hibe Destek

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden 1999 yılında mezun oldu. 2006 yılında aynı üniversiteden Kamu Yönetimi-Yönetim Bilimleri alanında yüksek lisans derecesini aldı.

Çalışma hayatına 2002 yılında İçişleri Bakanlığı bünyesinde İl Planlama Uzman Yardımcısı olarak başlayan Gürsoy, 2005’te İl Planlama Uzmanlığı’na atandı. 2008 yılından bu yana İzmir Kalkınma Ajansı’nda çalışan Sena Gürsoy, ajansın farklı birimlerinde uzman ve birim başkanı olarak görev yaptı, Genel Sekreterlik görevini vekâleten yürüttü. İyi derecede İngilizce bilen Gürsoy, evli ve bir çocuk babası.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri