Enflasyonun İşletmeler ve Mali Tablolar Üzerine Etkisi

1.       GİRİŞ

Latince bir kelime olan enflasyon, şişkinlik ya da genişleme anlamına gelmektedir. Ekonomik literatürde ise enflasyon, bir ülkede fiyatlar genel düzeyinde izlenen hızlı ve sürekli artışlar olarak tanımlanmaktadır (Örten-Karapınar, 2002).

Bu tanımda iki husus dikkati çekmektedir. Bunlardan birincisi genel fiyat düzeyinin hızlı bir şekilde, ikincisi ise genel fiyat düzeyinin sürekli bir şekilde yükselmesidir. Bu durumda eğer ekonomide, genel fiyat düzeyi bir kereye özgü bir şekilde yükselip, yükseldiği seviyede istikrar kazanırsa bu yükseliş enflasyon tanımına uymayacaktır.

Enflasyon türlerine bakıldığında klasik olarak talep ve maliyet enflasyonu ayrımı yapıldığı görülmektedir (Kishalı-Yılmazcan-Işıklar).

Talep enflasyonu: Talep ve arz arasındaki ilişkiye göre talebin arzdan fazla olduğu durum olarak durum olarak tanımlanır.

Maliyet enflasyonu: Talep fazlalığı olmaksızın maliyetlerde artışın neden olduğu genel fiyat düzeyindeki artışa denir.

2.       ENFLASYONUN İŞLETMELER ÜZERİNE ETKİLERİ

Fiyatlar genel seviyesindeki süreklilik gösteren artışlar elbette ekonomik ortamda kendini olumsuz olarak hissettirecektir. Fiyatlar genel seviyesinde devamlılık gösteren artışın işletme ve muhasebe fonksiyonu üzerindeki etkileri incelendiğinde farklı sonuçlara ulaşılacaktır.

Enflasyonun her şeyden önce işletmeler için “finansman” sorunlarına neden olduğu bilinmektedir. Diğer taraftan işletmelerin “çalışma sermayesi” gereksinimini de artıracaktır. Sermayeye duyulan bu ihtiyaç, enflasyon ortamında yabancı kaynakların maliyetinin artışına neden olmaktadır. Enflasyon ortamında yatırım yapmanın “yüksek maliyetli” sonuçları aktif ve pasif yapısında da kendisini hissettirmektedir. İşletmenin kaynak ve kullanımların enflasyon ortamında farklı şekilde etkilendiği bir gerçektir. Enflasyonun işletmeler üzerindeki etkileri şunlardır:

Sermaye üzerindeki etkileri: Enflasyon, işletmelerin sermayesini aşındırmaktadır. Bunun sonucu olarak da işletmenin sermayeye gereksinimi artmaktadır. Yabancı kaynaklar ile sermaye gereksiniminin karşılanması kaynak maliyetlerin artışına neden olmakta ve bu artış da aktif yapısına yansımaktadır.

İşletme kârı üzerindeki etkileri: Enflasyon ortamında hesaplanan kâr rakamı, gerçek kârın çok üstünde olduğu için fiktif kârlar ortaya çıkmaktadır. Fiktif kâr rakamları, vergi ve kâr payı dağıtım konularında da etkisini hissettirecektir.

Vergi yükümlülükleri üzerindeki etkileri: Enflasyon ortamında işletmeler gerçek kârlar değil de fiktif kârlar üzerinden vergilendirilecektir. Fiktif kârlar üzerinden vergilendirme yapılması sermayeyi yıpratır.

Kâr dağıtımı üzerindeki etkileri: Oluşan fiktif kâr rakamları esas olarak yapılacak kâr dağıtımı, gerçek kâra göre daha çok kârın dağıtılacağı anlamına gelecektir. Bu da kâr dağıtımı için özkaynakların kullanılması demektir ki sermayenin yıpranması anlamına gelir.

İşletmenin uzun dönemli plan ve kararları üzerindeki etkileri: Enflasyon ortamında kendisini gösteren “risk” ve “belirsizlik”, yatırım kararlarının rasyonel olmasını engellemektedir. Bunun yanında özkaynak bulma sorunları yatırımlarda işletmeleri yabancı kaynaklara yöneltmektedir. Kaynak bulmadaki sorunlar, yatırımların tamamlanmasını geciktirdiği gibi, yatırım maliyetini de artırmaktadır. Gerçek kâr artışlarına dayanmayan yatırımlar için verilecek kararlar işletmeleri uzun süre etkisi altında tutabilir. Kârların gerçek değerinden fazla olması ve elde edilmesindeki kolaylık, işletme yöneticilerini rahatlığa yöneltebilir ve gerçekçi kararlar vermesini engelleyebilir. Zamanında yapılmayan yatırımlar ise işletme içi pazar kaybına neden olacaktır.

Üretim kararları üzerindeki etkileri: Enflasyon dönemlerinde görülen kâr rakamları içerisinde üretim maliyetlerini oluşturan girdi değerliğinin yüksekliği ve satış sırasında paranın satın alma gücündeki düşme süresinde gerçek olmayan kârların ortaya çıktığı gerçektir. Satın alma ile satış süresinin uzunluğu, yani dönüşüm hızının yavaşlığı hâlinde farklı üretim hatlarında farklı şekilde olabilir.

Stok politikaları üzerindeki etkileri: Enflasyonun stok kalemleri üzerindeki etkileri incelendiğinde artan fiyatlar maliyet bedeli üzerinden kayıtlara geçirilen stok kalemlerine yansıtılamayacaktır. Piyasa değerinin çok altında kalan stok kalemleri bilançoda düşük değerleri üzerinden gösterilmeye devam edecektir.

3.       ENFLASYONUN MUHASEBE ÜZERİNE ETKİLERİ

Muhasebe, işletmelerin gerçekleştirdiği mali nitelikteki işlemleri kayıt eden, sınıflandıran, özetleyen ve analiz ederek yorumlayan bir işletme fonksiyonudur. Kayıt, sınıflandırma ve özetleme muhasebe fonksiyonunun temel işlevleri iken, analiz ve yorum ikincil işlevleridir.

Genel kabul görmüş Muhasebe ilkelerinin geliştirilmesi ve uygulanması ile muhasebenin temel kavramları geliştirilmiştir. Özellikle bu kavramlar içerisinde tahakkuk, tek para birimi ile ifade etme, ihtiyatlılık, dönemsellik ve tarihi maliyet kavramları ön planda yer almaktadır. Bu kavramın amacı, işletmenin gerçek durumunu yansıtacak şekilde muhasebe fonksiyonunun kullanılmasını sağlamaktır.

Enflasyon ve muhasebe arasındaki ilişki incelendiğinde iki temel kavram ön plana çıkmaktadır. Bunlar “para ölçüsü” ve “maliyet esası” kavramlarıdır. Bu iki kavram enflasyon ortamında işletmelerin gerçek mali durumunun yansıtılmasını engelleyici unsurlar olmaktadır (Kaygusuz, Dokur). Muhasebe uygulamalarında bu kavramlara bağlı kalınması gerektiği için enflasyon etkisinin mali tablolar üzerindeki etkisini gizlemiş olacak ve bu durum işletmenin gerçek mali durumunun yansıtılmasını engelleyecektir. Fiyatlar düzeyindeki değişikleri dikkate almayan muhasebe anlayışı, bu değişiklerin mali tablolara yansıtılmaması nedeniyle beklenenlere cevap vermekte yetersiz kalmaktadır.

Kaynakça:

1.       Remzi ÖRTEN, Aydın KARAPINAR, Enflasyon Muhasebesi, Gazi Kitapevi, s.2

2.       Yunus KİSHALI, Dilek YILMAZCAN, Sadi IŞIKLAR, Enflasyon Muhasebesi, Türkmen Kitapevi, Yayın No: 218, s.8

3.       Y. Sait KAYGUSUZ, Şükrü DOKUR, Enflasyon Düzeltmesi ve Uygulamaları, Alfa Yayınları, 2004, s.6

 

Doç. Dr. A. Engin Ergüden

Uzman Hakkında

Doç. Dr. A. Engin Ergüden
Muhasebe ve Denetim

İş yaşamına 1995 yılında Güreli YMM A.Ş.’de denetçi yardımcısı olarak başlayan Ergüden, 1998 yılında Denet YMM A.Ş.’nin denetim bölümünde kıdemli denetçi olarak çalıştı. 2000-2006 yılları arasında Zorlu Holding A.Ş. İç Denetim Departmanı’nda İç Denetim Müdür Yardımcısı ve İç Denetim Müdürü, 2006-2009 yılları arasında da Unitim Holding A.Ş.’de İç Denetim Müdürü olarak görev yaptı. Hâlen 2009 yılının Ekim ayında kurduğu Erler SMMM Denetim Hizmetleri Limited Şirketi’nde yönetici ortak olarak denetim danışmanlığı ve denetim hizmetleri veriyor.

Dr. Engin Ergüden, SMMM ve CRMA ruhsatına sahip olup Türkiye İç Denetim Enstitüsü Akademik İlişkiler Komitesi üyesi, The Institute of Internal Auditors, Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği ve Muhasebeciler Mali Müşavirler Birliği Derneği üyesi.

Çeşitli üniversitelerde lisans ve yüksek lisans programlarında dersler veren Ergüden,
TÜRMOB-Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nde Türk Ticaret Kanunu ve Bağımsız Denetim Standartları ve Uygulamaları ile Kamu Gözetimi Kurumu, meslek mensubu yetkilendirme eğitimleri kapsamında bağımsız denetim standartları ve şirketlere yönelik profesyonel eğitimler de veriyor.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri