Ekonomi Politikaları ve KOBİ’ler

Ülke ekonomisi ve firmalar açısından en önemli kararlar yatırım kararları. Kârlı ve katma değeri yüksek yatırımlar bulup, bu yatırımları gerçekleştirmek zor ve bir o kadar da riskli. Diğer yandan firmaların değersiz ve kâr etmeyecek yatırımları keşfetmesi de zaman, emek ve hatta sermaye gerektireceği için kâr edecek yatırımları hayata geçirebilmek kadar zorlu bir süreç.

Yatırım kararları veren firmaların finansman şekli ise ya sermaye piyasası ile yada bankalardan kredi alma  yolu ile sağlanıyor. Türkiye’de bu fon sağlama araçları arasında ticari borç senetlerini de zikredebiliriz. Ülkemizde sermaye piyasasının sığ olması büyük firmaların haricinde %99’u KOBİ ölçeğinde olan firmaların finansmanını banka kredilerinden ve kendi olanakları ile çevresinden sağlamasını zorunlu kılıyor. Erişebilir nitelikte olan finansal araçlar ise kısa vadeli işletme sermayesi niteliğinde. Yani kullanılan fonlar doğrudan uzun vadeli yatırımları finanse edecek düzeyde değil. KOBİ’lerin var olan bu ekonomik işleyiş içerisinde davranışları da farklılaşmaktadır.

Ekonomi politikaları nasıl bir etkiye sahip olabiliyor?
 
Ekonomiyi yönlendirmek isteyen bir kurumun aldığı bir karar insan davranışına bağlı olarak gerçekleşiyor. Çünkü hayatın her alanında olduğu gibi ekonomik yapının merkezinde de insan var. Ve her insan farklı menfaat ve davranışlarıyla ekonomik sistemde yer alır. Böylesine farklılığın ve belirsizliğin içerisinde düşünülen ile gerçekleşen arasındaki mesafe de mecburen artar. Bu şartlardan dolayı çoğu zaman alınan kararlar istenilen başarıyı sağlamaz.
 
Peki böyle bir iktisadi düzen içerisinde sağlıklı bir politika nasıl üretilecek?
 
İnsan beklentilerle hareket eder. Beklentileri değiştiremediğiniz zaman statüko devam eder. Beklentiler ise bir kurgudur. Bir ülke kendi kurgusunu üretememişse günü kurtarmanın dışında hareket edemez. Türkiye’nin de bütün kurumlarıyla ortak bir düşünce içerisinde, KOBİ’lerin ekonominin merkezinde yer alacağı sağlam bir kurguya ihtiyacı var. Böyle bir kurgu oluşturulabilinirse kurumların hedefleri arasında da KOBİ’ler daha fazla yer almaya başlayacak ve alınan kararlar reel ekonomiye yansıyacak.
 
 

Selim Süleyman

Uzman Hakkında

Dr. Selim Süleyman
Girişimcilik

Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü’nden 2005 yılında mezun oldu. 2006 yılında İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret Bölümü’nde yüksek lisansa başlayan Süleyman, 2007 yılında mezun oldu. 2008 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim dalında başladığı doktora eğitimini, “Merkez Bankası Para Politikalarının Kredi Kanalıyla İmalat Sanayi Sektöründe Faaliyet Gösteren KOBİ’lerin Bilançosuna Etkisi” konulu tez çalışması ile 2013 yılında tamamladı. Hâlihazırda çeşitli üniversitelerde iktisat, işletme ve yöneticilik konularında Yüksek Lisans dersleri veriyor.

2006 yılında İstanbul Ticaret Odası KOBİ Araştırma ve Geliştirme Şubesinde iş hayatına başlayan Süleyman, 2009 Aralık ayından 2013 Temmuz ayına kadar çalıştığı kurumda KOBİ Araştırma Servisi şefi olarak çalışmalarını sürdürdü. Bu süre zarfında 340 bin üyesi olan ve bu üyelerin % 99’unun KOBİ niteliğinde olan firmalarla ilgili eğitimlerde, projelerde bilgilendirme seminerleri ve araştırmalarda bulundu.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri