KOBİ'lerde Kurumsallaşma


Başarılı KOBİ örneklerine rağmen şirketlerinin ikinci kuşaklarına devrini gerçekleştiremeyen sayısız örnekler var. KOBİ’lerin büyüklüğüne, bulunduğu sektöre hatta bulunduğu bölgeye göre karşılaştığı farklı sorunlar olabiliyor. Küresel ekonomide rekabet şartları değiştikçe bu şartlara ayak uydurabilecek işletmelere ihtiyaç var. İşletmenin varlığını koruyabilmek ve gelecek nesillere bırakabilmek için bugünden atılacak adımlar, gelecekte bir dünya markasının ortaya çıkmasına vesile olabilir. KOBİ’lerin kurumsallaşması için ve atılacak adımları daha iyi anlayabilmesi için işletmelerin önündeki engelleri görmek gerekir.
 
Kurumsallaşma önündeki 3 önemli engel
 
Değişime karşı direnç
  Genellikle KOBİ’lerin gelenekçi yapılarından şikâyet edilir. Oysa gelenekçi yapı işletmelerin bütünlüğünü korur ve ayakta tutar. İşletmelerin kuruluşundaki temel felsefe, ticari hayattaki temel ilkelerdir. Ancak işletmelerin temel değerlerini koruma adına değişime hazır olmamak hüsranla sonuçlanabilir. Örneğin yapılan en büyük hata; üretim, pazarlama ya da satış gibi ürün ve hizmetin rekabet şansını etkileyecek konularda piyasa şartlarına göre hareket edilmemesidir. Böyle bir durumda bazen en büyük engel işletmeyi en zor koşullarda kuran ve bugünlere getiren ilk kuşak girişimci ya da girişimciler olabiliyor. İlk kuşak, işletmenin temel sermayesidir. Kurucu ya da kurucuların açtığı yol, işletmenin uzun vadeli vizyonunu ortaya koyar. Ancak bazen kurucunun ya da kurucuların kurumsal değerleri koruma adına değişime karşı direnç göstermeleri, işletmenin bütünlüğünü korumasını ve devamlılığını sağlamasını zorlaştırmaktır. Dolayısıyla işletmelerin kuruluş değerleri korunarak küresel rekabet şartlarının gereği yapılabilir.

Merkeziyetçi yapı

İşletme büyüme sürecine girmesine rağmen işletmenin organizasyon yapısı içinde yetki ve sorumlulukların paylaştırılmaması, önemli sorunlara neden olabilmektedir. İnisiyatif ve sorumluluk alamayan, yetki ve sorumlulukları tanımlanmamış yöneticilerin işletmeyi ileriye taşıyabilecek kararları alması mümkün değildir. Güçlü patron-zayıf yönetici yapısı, işletmenin kurumsal risklerinin yönetilmesini zorlaştırmaktadır.
 
Yetki devri sorunu

İkinci kuşağa yetki devrinin zaman ve süreç açısından planlanmaması, yeni nesil eğitimli kuşağın işletmede alacağı yetki ve sorumluklar konusunda geç kalmasına ve işletmenin ilerleyen yıllarında tecrübe kazanmasının zorlaşmasına neden olmaktadır.
 
KOBİ’lerde adım adım kurumsallaşma
 
Aile meclisi

Öncelikle aile ile işletmeyi birbirinden ayırmak gerekir. Aile ile kan bağı bulunan ve işletmede sorumluluk almaya aday yeni kuşağın alacağı sorumlulukların zaman açısından planlanması gerekir. Özellikle çok ortaklı aile işletmelerinde böyle bir planlama büyük önem taşımaktadır. Aile meclisi oluşturulması ve kararların burada alınarak ailenin kurumsallaşması sağlanmalıdır.
 
Aile/şirket anayasası
 
Aile anayasası özellikle çok ortaklı aile şirketleri için büyük önem taşımaktadır. İşletmenin büyüklüğü ne olursa olsun çok ortaklı aile şirketlerinde ikinci kuşağın da işletme içinde sorumluluk almaya başlaması ile sıkıntılar başlamaktadır. Eğer ortaklık yapısı kan bağı bulunan ortaklardan oluşuyorsa aile anayasası işletmenin uzun vadeli hedeflerine ulaşmasında büyük katı sağlayacaktır. Kan bağı olmayan çok ortaklı şirketler için de şirket anayasası oluşturulmalıdır. Aile ya da şirket anayasasında; şirketin faaliyet alanı, organizasyon yapısı, görev ve sorumluluklar, ikinci kuşağın entegrasyonu, kâr dağıtım politikası gibi konular yer almalıdır. Aile/şirket anayasası ortak bir amaç için bir araya gelmiş girişimcilere iyi bir yol haritası olacaktır.
 
İşlevsel organizasyon

Organizasyon yapıları basit, anlaşılır olmalıdır. Yetki ve sorumluluklar yazılı olarak tanımlanmalıdır. İnsan Kaynakları, Pazarlama, Mali İşler gibi temel birimler farklı birimler ile birleştirmemelidir. Ast ve üstlerin yetki ve sorumluluklarının tanımlanması, işletme içi hiyerarşinin sağlıklı işlemesine yardımcı olacaktır.
 
İnsan kaynağı planlaması

KOBİ’lerin karşılaştığı sorunların başında nitelikli işgücü istihdamında karşılaşılan sorunlar gelmektedir. Beyaz ve mavi yakalı çalışanların doğru seçimi için, iyi bir insan kaynakları bölümüne ihtiyaç duyulmaktadır. KOBİ’lerde üretim faaliyetlerinin istikrarsız olduğu dönemlerde yapılan işe alımlar, daha sonraki dönemler için büyük maliyet oluşturmaktadır. Kısa vadeli alımlardan kaçınılmalı, mümkünse bazı hizmetler dışardan alınmalıdır.
 
Bütçe ve mali planlama

Mutlaka yıllık bütçeler ve kısa vadeli mali planlama yapılmalıdır. Bütçe, işletmenin hedeflerini belirlemesi, kaynak ihtiyacına ve kaynağın nasıl temin edileceğine karar verilmesi açısından önemlidir. Bütçe gerçekleşmeleri ve sapmaları yıl içinde izlenmeli ve gerekli durumlarda önlem alınmalıdır. Çalışma sermayesi ihtiyacı planlamalı ve nakit bütçeleri oluşturarak mali yapıya ilişkin riskler izlenmelidir.
 
Bilgi sistemi ve raporlama

İşletmenizin iyi bir bilgi sistemi ve raporlama altyapısına sahip olması, işletme faaliyetlerinin performansının izlenmesini kolaylaştıracaktır. Raporlamaların tarihleri belirlenmeli ve mutlaka raporlama ilgili tarihte yapılmalıdır. Raporlamaya konu olabilecek başlıklar ise satış, üretim, mali raporlar, insan kaynakları, müşteri geri dönüşleri, potansiyel pazarlara ilişkin gelişmeler olabilir.
 
Toplantılar

Birimler mutlaka düzenli aralıklarla toplantı yapmalı, öneri ve şikâyetler dinlenmelidir. Her yıl mutlaka en az bir kez genel toplantı yapılarak tüm çalışanların işletmeye ilişkin görüşleri alınmalıdır. Özellikle mavi yakalı çalışanların önerileri dinlenmelidir.
 
Danışmanlık

İşletmeniz faaliyetlerini sürdürürken işletmenin varlıklarını koruyabilmek için mutlaka uzmanlardan gerekli destekler alınmalıdır. Öncelikle çalıştığınız bankanız Halkbank KOBİ Bankacılığı kapsamında birçok önemli konuda sizlere finansal konularda destek olmaktadır. Ayrıca işletmenizin hukuk, mali ve gerekirse diğer konularda, alanında uzman kişilerden destek alması gerekmektedir. İşletmeniz yapacağı her anlaşmaya imza atmadan öce mutlaka hukukçunuzdan görüş alın. Daha sonra telafisi mümkün olamayan maliyetlerle karşılaşabilirsiniz.

Uzman Hakkında

Doç. Dr. Kadir Tuna
Finansal Yönetim

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İngilizce İktisat Bölümü’nden 1999 yılında mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorayı aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamladı.
İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü’dür.

Başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerde bankacılık ve finans konularında lisans ve yüksek lisans düzeylerinde dersler vermektedir. 2003 yılında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu Tasarısı TBMM Bütçe Plan Komisyon üyesi, 2005 yılında DPT 9. Kalkınma Planı Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyon üyesi, 2008 yılında T.C Ulaştırma Bakanlığı İntermodal Finansman Özel İhtisas Komisyonu üyesi ve 2012 yılında T.C Kalkınma Bakanlığı 10. Kalkınma Planı Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyon üyesi olarak görev yaptı. Tuna, aynı zamanda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Çatı Dergisi Danışma Kurulu üyesi, Halkbank Beraber dergisi ve Takvim Gazetesi köşe yazarıdır. Televizyonlarda ekonomi alanında yorumculuk yapan Tuna’nın uzmanlık alanı ekonomi, bankacılık ve finanstır

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri