KOBİ’LERDE KURUMSALLAŞMA

Ülkemizde küçük ve orta boy işletmeler, resmi sınıflandırmaya göre üçe ayrılır.  10 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri üç milyon Türk Lirası’nı aşmayan işletmeler mikro işletme kabul edilir. 50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 25 milyon Türk Lirası’nı aşmayan işletmeler küçük işletmelerdir. 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 125 milyon Türk Lirası’nı aşmayan işletmeler, orta büyüklükteki işletmelerdir. 

İşletmelerin kurumsallaşma sürecinde çalışan sayısı ve işletmenin aktif ve satış büyüklüğü önemli rol oynamakla birlikte tek başına belirleyici faktör değildir. Ancak kurumsallaşmaya erken başlayan işletmelerin büyüme aşamalarını sancısız ve başarı ile yürüttükleri çok örnek vardır. En fazla yapılan yanlışlar: İşletme belirli büyüklüğe ulaştıktan sonra kurumsallaşmaya yönelik adımların atılmaya başlanmasıdır. İşletmelerin temelleri belirli bir sisteme dayalı kurulması ve çalışanların bu sistemde üstlendikleri rolün tanımlanması, kurumsallaşma kültürünün yerleşmesinde büyük rol oynar. Geç gelen kurumsallaşma, maliyeti artırır. Kurumsallaşma, esasen işletme zor duruma düştüğünde tercih edilmesi gereken bir ihtiyaç değildir. Kurumsallaşmanın işletmenin temelinde var olması gerekir. Bu açıdan yeni kurulan işletmeler, bu yönüyle çok şanslıdır. Eski işletmeler çalışan sayısı ve büyüklük dikkate alındığında kurumsallaşmaya dair adımlarında daha fazla zamana ihtiyaç duyuyorlar. Karar alma süreçlerinde izlenen yanlış yöntemleri, işletmenin yönetim anlayışına dönüşmesi sebebiyle değiştirmek kolay olmuyor.
Günümüzde yeni kurulan birçok işletme, çalışan sayısı da az olduğu için kurumsallaşmaya dair kaygılar taşımıyor. Ancak zaman içinde hızla büyüyen işletme yapısında baş gösteren problemleri çözmek daha da zorlaşıyor.
Yapılması gereken özellikle yeni kurulan, çalışan sayısı az olan ve mali yapısı küçük olan işletmelerin kurumsallaşmaya dair ilkelerinin belirlenmesidir. Organizasyonel yapı geleceğe uygun inşa edilmelidir. Yetki ve sorumluluklar tanımlanmalıdır. Karar alma, yetki paylaşımı, atama, işe alma, raporlama prosedürleri oluşturulmalıdır. Aile işletmesi olarak kurulan ya da birkaç profesyonelin bir araya gelerek kurdukları işletmelerde mutlaka bunlara dikkat edilmelidir.
Kurumsallaşmanın önemini erken fark eden işletmelerin büyümesi, yeni iş birlikleri geliştirmesi ve şirketin değerini artırması daha kolaydır. Böyle işletmelerin sahip olduğu en önemli avantaj, kurumsallaşma ile günümüz modern işletme modelini uyumlu hâle getirerek işletmenin daha hızlı koşmasını sağlamaktır. Son yıllarda hızla artan startup işletmeleri bu düşüncenin ürünüdür. Startuplar piyasanın ihtiyaç duyduğu bir alana yönelik hizmet modelini geliştiriyor. Hizmeti veriyor, geribildirimleri alıyor, büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Kısa sürede şirketin değeri de hızla artıyor. 
FİNANSAL YÖNETİM
 
Kıymetli Evrak
 
Türk Ticaret Kanunu’nun 645’inci maddesine göre kıymetli evrak öyle senetlerdir ki bunların içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez. Buna göre kıymetli evrakın borçlusu, ancak senedin teslimi karşılığında ödeme ile yükümlüdür. Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça borçlu, vade geldiğinde, senedin niteliğine göre alacaklı olduğu anlaşılan kişiye ödemede bulunmakla borcundan kurtulur.
Kıymetli evrakın devri mümkün mü? TTK’nın  647’nci maddesine göre mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak kurulması amacıyla kıymetli evrakın devri için her hâlde senet üzerindeki zilyetliğin devri şarttır. Bundan başka emre yazılı senetlerde ciroya, nama yazılı senetlerde yazılı bir devir beyanına da gerek vardır. Bu beyan kıymetli evrakın veya ayrı bir kâğıdın üzerine yazılabilir. Kanun veya sözleşme ile başkalarının, bu arada, özellikle borçlunun da devre katılmaları zorunluluğu öngörülebilir. 
TTK 648’inci maddeye göre, bütün hâllerde ciro, poliçenin cirosuna ilişkin hükümler uyarınca yapılır. Devir için ciro ve senedin zilyetliğinin geçirilmesi yeterlidir. Buna göre devredilebilen bütün kıymetli evrakın, senedin içeriğinden veya niteliğinden aksi anlaşılmadıkça, ciro edilmesi ve zilyetliğin geçirilmesiyle cirantanın hakları ciro edilene devrolunur. 
Senedin türünün değiştirilmesi ise TTK 650’de düzenlenmiştir. Nama veya emre yazılı senet, ancak kendisine hak verdiği ve borç yüklediği tüm kişilerin muvafakatıyla hamile yazılı senede dönüştürülebilir. Bu muvafakatın doğrudan senet üzerine yazılması gerekir. Hamile yazılı senetlerin nama veya emre yazılı senede dönüştürülebilmesi hususunda da aynı kural geçerlidir. Bu son hâlde hak veya borç sahibi kişilerden birinin muvafakatı bulunmazsa bu dönüştürme, ancak dönüştürmeyi yapan alacaklı ile onun haklarına doğrudan doğruya halef olan kişi arasında hüküm ifade eder. 
Gerekli durumlarda kıymetli evrakın iptaline karar verilebilir. TTK 651’e göre, kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.
İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır.
 

Uzman Hakkında

Doç. Dr. Kadir Tuna
Finansal Yönetim

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İngilizce İktisat Bölümü’nden 1999 yılında mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorayı aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamladı.
İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü’dür.

Başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerde bankacılık ve finans konularında lisans ve yüksek lisans düzeylerinde dersler vermektedir. 2003 yılında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu Tasarısı TBMM Bütçe Plan Komisyon üyesi, 2005 yılında DPT 9. Kalkınma Planı Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyon üyesi, 2008 yılında T.C Ulaştırma Bakanlığı İntermodal Finansman Özel İhtisas Komisyonu üyesi ve 2012 yılında T.C Kalkınma Bakanlığı 10. Kalkınma Planı Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyon üyesi olarak görev yaptı. Tuna, aynı zamanda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Çatı Dergisi Danışma Kurulu üyesi, Halkbank Beraber dergisi ve Takvim Gazetesi köşe yazarıdır. Televizyonlarda ekonomi alanında yorumculuk yapan Tuna’nın uzmanlık alanı ekonomi, bankacılık ve finanstır

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri