İş girişimlerinde ölümcül hatalar

Her işletmenin bir hayat evresi vardır. Doğarlar, büyürler ve başarısız olursa faaliyetlerine son verirler. Tüm bu süreçlerin tamamı iyi bir iş fikri olmakla birlikte aynı zamanda finansal bir konudur. İşletmeyi kurmak için öz sermayenizi riske ederseniz. Borçlanırsınız daha büyük maliyetlerin altına girersiniz. Başarılı olduğunuzda harcanan kaynaklar ve harcadığınız zamanın hesabı sorulmaz. Peki istenmeyen durum olursa, yani işler iyi gitmez ve başarısız olursanız, işte o zaman her şey sorgulanır. Özellikle işin başka ortakları varsa hesap vermek ön plana çıkar.

Bu durumu önemli hale getiren çok sayıda örnek verilebilir. Yaz mevsiminin ortasındayız. Özellikle turizm bölgelerinin nüfusları neredeyse 5-10 katı artıyor. Böylesine bir artış, yeni iş kurmak isteyen birçok kişinin kafasında bu potansiyeli değerlendirmek için girişimler oluşturuyor. Maalesef fizibilitesi çok iyi yapılmamış, ihtiyaç ve talep ilişkisinin olmadığı onlarca girişimcilik hikâyesi yaz mevsimi bitmeden hüsranla sonuçlanıyor. Oysa uzun yıllar binbir emekle biriktirdiğiniz göz nurunuz sermayenizi bir çırpıda harcadınız. Birçokları daha işin başında bu işten çok para kazanacağınızı, birçoklarının çok para kazandığını söyledi. Sonuç ise başarısızlık.

Birçok girişimcinin ortak özelliği “Nerede hata yaptım?” sorusunu sormamasıdır. Bu soru sorulmadığı için bir sonraki girişiminizde başarısız olma riskiniz çok yüksektir. Ve bazen bu cebinizde tek bir kuruş kalana kadar devam eder ve siz yine o sihirli soruyu kendinize sormak istemezsiniz.

Peki, böylesine hataları yapmamak için ne yapmak gerekir. Her işin bir matematiği vardır. Girişimcilikte bir matematik işidir. Cebinizden yatırdığınız her 1 liranın yatırım yapmayı düşündüğünüz sektörde nasıl dönebileceğinin hesabını yapmanız gerekiyor. Bilançonuzun kaynak tarafı öz sermaye ve dışarıdan sağladığınız kaynaklardan oluşur. Aktifleriniz ise bilançonuzun yatırım yaptığınız kısmıdır. Öz kaynağınız dışında dışarıdan borç alarak da bu işe yatırım yapıyor iseniz, her ikisinin ortalaması maliyetiniz olacaktır. Öz kaynağınızın da maliyeti olduğunu unutmayın. Dışarıdan sağladığınız, kaynağın maliyeti kadar önemlidir. Kaynak maliyetiniz aynı zamanda aktife yapacağınız yatırımın geri dönüş süresini dolayısıyla kârlılığınızı etkiyecektir.

Son söz, kendi işini kurmak isteyenler sahip olduğu gayrimenkul ya da taşınmaza göre iş kurma hevesinden vazgeçmeli. Çok işlek bir yerde sahip olduğunuz bir gayrimenkul üzerinden iş modeli kurmak yerine gerçekten bulunduğunuz bölgenin böyle bir potansiyeli ve ihtiyacı var mı diye bakmak gerekir. Yoğun kalabalıklara aldanıp aynı güzergâh üzerinde onlarca hazır giyim mağazasının olduğu bir caddeye aynı işi yapmak için bütün öz varlığımızı harcamamız sükûtu hayale uğratabilir.
 

Doç. Dr. Kadir TUNA

Uzman Hakkında

Doç. Dr. Kadir Tuna
Finansal Yönetim

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İngilizce İktisat Bölümü’nden 1999 yılında mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorayı aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamladı.
İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü’dür.

Başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerde bankacılık ve finans konularında lisans ve yüksek lisans düzeylerinde dersler vermektedir. 2003 yılında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu Tasarısı TBMM Bütçe Plan Komisyon üyesi, 2005 yılında DPT 9. Kalkınma Planı Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyon üyesi, 2008 yılında T.C Ulaştırma Bakanlığı İntermodal Finansman Özel İhtisas Komisyonu üyesi ve 2012 yılında T.C Kalkınma Bakanlığı 10. Kalkınma Planı Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyon üyesi olarak görev yaptı. Tuna, aynı zamanda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Çatı Dergisi Danışma Kurulu üyesi, Halkbank Beraber dergisi ve Takvim Gazetesi köşe yazarıdır. Televizyonlarda ekonomi alanında yorumculuk yapan Tuna’nın uzmanlık alanı ekonomi, bankacılık ve finanstır

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri