Bankalar Firma Kredi Taleplerini Nasıl Değerlendirir?

Kredi süreci, bankaların ana faaliyet unsurlarından olan kredi ürününün öncelikle firmanın doğrudan veya bankanın pazarlama birimlerinin girişimi doğrultusunda kredi talebinin alınması ile başlamaktadır.
 
Kredi sürecinde talebi bulunan müşteriyle görüşme yapılması, istihbaratlarının yapılabilmesi için evrakların temini gerekmektedir. Firmanın kredi talebi ile ibraz edilen mali evrakların uyumluluğu yani kredibilitesinin olup olmadığı, talep edilen tutar için elde edilen gelirlerin düzeyi, borçlanma düzeyi, kârlılık, özkaynak yapısı, duran varlık yapısı gibi birçok verilerin incelemesi yapılarak, objektif ve subjektif unsurlar dikkate alınarak bir sonuca varılmaktadır. Hâlihazırda bu çalışmalar bankalarda, rating, derecelendirme modülleri çerçevesinde yapılmaktadır. Bu neticeye göre, firmaya kredi tahsisi yapılması ya da tahsis yapılmaması kararı verilmektedir. Hangi limitlerle teklif yapılacağı belirlendikten sonra söz konusu kredi önerisi şube, bölge, genel müdürlük kredi komitesi, yönetim kurulu gibi onay makamlarınca onaylanır ve belirlenen kredi limitleri firmaya tebliğ edilir.
 
Gerekli teminatlandırma işlemleri yapıldıktan sonra ve genel kredi sözleşmesi alındıktan sonra kredi kullandırım işlemi yapılır, ödeme planı firmaya verilir. Bundan sonraki aşamalarda ise firmanın kredilerini gününde ödeyip ödemediği, herhangi bir aksaklık olup olmadığı sürekli olarak izlenir. Kredide bir sorun yaşanması hâlinde gerekli aksiyonlar şube, bölge, genel müdürlük birimleri koordinasyonu ile alınarak kredinin tasfiye edilmesi sağlanır.
 
Kredi kararı nasıl verilir?
Kredi taleplerinin değerlendirilmesi, kredi ihtiyacı için başvuruda bulunan firmaların, kredi değerlilikleri konusunda karara varmak üzere yapılan işlemler bütünüdür. Bu işlemler için gerekli bilgi ve belgelerin alınmasını müteakip kredi talebi olumlu veya olumsuz olarak neticelendirilir.
 
Firmanın finansal yapısını, güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek suretiyle kredi kararı vermek üzere finansal tablolara ihtiyaç bulunmaktadır.
 
Firmanın mali verilerinin incelenmesine ihtiyaç yani sadece firmanın geçmişi değil, şimdiki durumuyla, geleceğiyle ilgili durumunu etkileyecek tüm tahminleri yapabilme ve netlik kazandırma işlemleridir. Firmanın kredibilite ölçümü ile belirli bir süreliğine müşteriye verilecek kredi ile ilgili riskin ölçülmesine çaba gösterilir. Riskin ölçülmesi dört türde risk taşımaktadır:
- Enflasyon ve devalüasyon riski,
- Geri ödenmeme riski,
- Firmanın fiziki durumunun (fesih, ölüm vb. nedenlerle) ortadan kalkması riski,  
- Teminatların zayıflaması riski.
 
Kredi kararının verilmesi, önemli bir aşamayı oluşturmaktadır. Kredinin yenilenmesi düşünülmüyorsa bu karar daha kolay verilmektedir. Kredinin verilmemesi, bankada önemli bir zarara yol açmazken, ilk kez kredilendirme yapılırken kredinin verilmesi kararına varıldığında kredinin geri ödenme olasılığı önem arz eder.
 
Bankanın kredilendirme sürecindeki kurallarına ve etken fonksiyonlarına kredilendirme prensipleri adı verilmektedir. Kredilendirme prensiplerinin oluşturulmasında; elde edilecek kâr ve katlanılacak riskin dikkate alınması gerekmektedir. Burada temel gaye, kredi zararını minimum kılmaktan ziyade en iyi müşterileri seçip değerlendirmektir. Bu durum da risk ve kârlılık arasında bir ilişki ortaya koymaktadır. Dolayısıyla temel gaye, etkin kredi değerlendirmesi yapmakla doğru kredi kararı verebilmektir.
 
Doğru kredilendirme; firmaya verilen kredinin faaliyet alanı amacına uygun kullanılmasını sağlamak ve kontrol etmektir. Bir firmanın kaynak ihtiyacının hangi nedenlerden ortaya çıktığı, gerçekte hangi sebeplerle kredi talebinde bulunduğu, mali tabloların analizi ile belirlenebilir. Kredi analizinde amaç, bankanın riskini en alt seviyeye indirerek firmaların ekonomik sebeplerden kaynaklanan haklı kredi taleplerini karşılamak olmalıdır.
 
Kredilendirmede bakış açısı şöyle olmalıdır;
• Kredi talebinde bulunanlara karşı önyargılı olunmamalı.
• Hoşgörünün tavize yol açtığı, tavizin de zarar vereceği bilinmelidir.
• Sektör içinde sıralama sonlarında olanlardan uzak durulmalıdır.
• Kötü kredi yoktur, kötü kredi yönetimi vardır.
• Tüm veriler toplanmalı, hassasiyetle değerlendirilmeli, etki altında kalınmamalı.
• Baştan herhangi bir taahhüt altına girilmemeli.
• Kredi tahsisinde teminatların paraya çevrilebilme hızı, sağlamlığı, geçerliliği hususlarına dikkat edilmelidir.
• Tüm bilgi ve veriler ışığında ya kredinin reddi veya kredi onayı için geçerli sebeplerle sorumluluk üstlenilerek karar verilmeli.
• Firmanın kredi başvurusu ile ilgili olumsuz bir değerlendirme yönünde karar alınmış ise bu durum nezaketle ve kararlılıkla müşteriye söylenmelidir.
 
Farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların kendine has farklı özellikleri olması nedeniyle, standart bir eleme süreci söz konusu olamaz. Her ne kadar bankalar kredi portföylerini çeşitlendirseler dahi kredilerin duruma göre değişkenlik gösterdiği dikkate alınmalıdır. Zira özellikli sektörlerde faaliyette bulunan firmaların kredi taleplerinin değerlendirilmesinde, bankanın daha fazla bilgiye ulaşabilmesi zorlaşabilmektedir. Bundan dolayı uygulamada bazı bankalarda belli sektörlere kredi vermede uzmanlaştıkları görülmektedir.
 
Doç. Dr. Kadir Tuna

Uzman Hakkında

Doç. Dr. Kadir Tuna
Finansal Yönetim

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İngilizce İktisat Bölümü’nden 1999 yılında mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorayı aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamladı.
İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü’dür.

Başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerde bankacılık ve finans konularında lisans ve yüksek lisans düzeylerinde dersler vermektedir. 2003 yılında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu Tasarısı TBMM Bütçe Plan Komisyon üyesi, 2005 yılında DPT 9. Kalkınma Planı Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyon üyesi, 2008 yılında T.C Ulaştırma Bakanlığı İntermodal Finansman Özel İhtisas Komisyonu üyesi ve 2012 yılında T.C Kalkınma Bakanlığı 10. Kalkınma Planı Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyon üyesi olarak görev yaptı. Tuna, aynı zamanda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Çatı Dergisi Danışma Kurulu üyesi, Halkbank Beraber dergisi ve Takvim Gazetesi köşe yazarıdır. Televizyonlarda ekonomi alanında yorumculuk yapan Tuna’nın uzmanlık alanı ekonomi, bankacılık ve finanstır

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri