Ticaret Savaşlarında Savunma Aracı Olarak Gözetim Uygulaması

Ticaret savaşlarının gündemden düşmediği bu günlerde, tarife oranlarına ilişkin uluslararası düzenlemelerin bağlayıcılığı karşısında, tarife dışı önlemler ülkelerin kullandıkları hem savunma hem de ülkelerin uygulamalarına karşılık verme araçları arasında ön sıralarda yer almakta. Nitekim ‘tarife dışı önlemler’ aynı zamanda, Ticaret Bakanlığı tarafından yerinde bir tanımlama ile ‘Ticaret Politikası Savunma Araçları’ olarak da adlandırılmakta. Bu araçların neler olduklarına baktığımızda; ana başlıklar itibariyle dampinge ve sübvansiyona karşı önlemler, korunma önlemleri, gözetim önlemlerinin kullanılmakta olduğunu görmekteyiz.

Gözetim uygulaması bir süredir ithalat süreçlerinde ülke ve hatta firma ayrımı dahi gözetilerek uygulana gelmekte. Uygulama esasen dönem itibariyle Bakanlar Kurulu tarafından yayımlanan 2004/7304 sayılı İthalatta Gözetim Uygulaması Hakkında Karar ve 95/6815 sayılı Belirli Tekstil Ürünleri İthalatında Gözetim ve Korunma önlemleri Hakkında Karar ile bu Karar’lara dayanılarak hazırlanan yönetmelikler çerçevesinde yürütülmekte. Bu kapsamda gözetime tabi tutulacak eşya cinsleri ve gözetim uygulamasına esas diğer unsurlar Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan tebliğler ile düzenlenmektedir. Söz konusu karar ve yönetmelikler metinsel olarak incelendiğinde, gözetim uygulamasının amacının, “bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin yakından izlenmesi” olarak belirlendiği görülmektedir.

Düzenleme ile temel olarak, eşyanın adet, ton, kilo gibi belirlenen birimi başına karşılık gelen USD CIF kıymetinin, tebliğ ile tespit edilen birim başına USD CIF kıymet miktarından az olması halinde gözetim belgesi aranması gerektiği; eşyanın adet, ton, kilo gibi belirlenen birimi başına karşılık gelen USD CIF kıymetinin, tebliğ ile tespit edilen birim başına USD CIF kıymet miktarından fazla olması halinde ise gözetime tabi olmadığı belirlenmiştir. Kısaca bu ne demek derseniz; ithal ettiğiniz ürünün birim USD CIF kıymetinin, tebliğ ile belirlenmiş birim USD CIF kıymetten daha düşük olması halinde gözetim belgesi almanız gerektiği anlamına gelmektedir.

Söz konusu belgenin alımında işgücü, zaman ve parasal maliyetler olacaktır. Bu durumdan kaçınmak için ithalatçılar, eşyanın CIF bedelini arttırmak amacıyla hiç mevcut olmasa da, eşyaya ilişkin gözetim tebliğinde belirlenen birim başına USD CIF kıymetin alt sınırı olarak belirlenen miktarı aşacak şekilde “yurtdışı gider” adı altında harcama kalemi beyanında bulunmaktadırlar. Böylece, ithalatçılar tarafından kendiliklerinden ilave beyanda bulunmak suretiyle daha fazla vergi yüküne katlanılmakta, böylece ilgili tebliğ ile belirlenen alt sınır aşılarak gözetim uygulamasının dışına çıkılmaktadır.

Dolayısıyla, mevzuat metni içerisinde vergilendirme yönünden bir ifade bulunmamakla birlikte, düzenleme metninden hareketle ithalatçılar, uygulamada tarife dışı bir vergilendirme işlemi ile karşı karşıya bırakılmaktadırlar. Bu durum özetle, ithalatta alınan vergi miktarında artış yaratmak amacıyla, vergi oranı arttırılamadığı için vergi matrahında bir artış sağlanması olarak açıklanabilir. Mevzuat incelendiğinde,  Bakanlığın düzenlemelerinde de ithalatçılar bu uygulamaya sevk edilmektedirler.

Bu durumda gözetim uygulamasının asıl amacı; belirlenen ithal eşyasının minimum gümrük kıymetini belirleyerek vergi matrahlarını arttırmak, böylece tarife dışı engel yaratarak ithalatın fiilen önüne geçmek olarak ifade edilebilir. Gözetim uygulamasına tabi tutulacak ithal eşyasının cinsinin ve uygulanacak ülkenin belirlenmesi ile de söz konusu uygulama uluslar arası ticarette bir savunma ya da karşılık verme unsuru olarak kullanılmaktadır.
 
 

Levent Özkardeş

Uzman Hakkında

Dr. Levent Özkardeş
Dış Ticaret

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nden 2000 yılında mezun oldu. 2014 yılında ABD’de Boston Üniversitesi Çokuluslu Ticaret Yüksek Lisans Programı’nı tamamlayarak yüksek lisans derecesini aldı. Doktora derecesini 2020 yılında Yaşar Üniversitesi İşletme Anabilim Dalı’nda, “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün (YYS) Firmaların Rekabet Yapısına Etkisi”ni konu alan tez çalışması ile tamamladı.

Meslek hayatına 2001 yılında gümrük müfettiş yardımcısı olarak başladı; 2005 yılında gümrük müfettişliğine, 2012 yılında da gümrük başmüfettişliğine atandı. Mesleğinde 18 yılı geride bıraktığı 2019’da başmüfettişlik görevinden ayrılarak önde gelen bir gümrük müşavirliği firmasında genel koordinatör olarak çalıştı. Özkardeş, 2021 yılı itibari ile kurucusu olduğu gümrük, dış ticaret denetim ve danışmanlık firması bünyesinde gümrük ve dış ticaret alanlarında eğitim, danışmanlık ve denetim hizmetleri vermekte, aynı zamanda yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği yapmaktadır. Ayrıca Yaşar Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak gümrük ve dış ticaret dersleri vermektedir.

İyi derecede İngilizce ve Almanca bilen, birçok dergide makaleleri yayımlanan, dış ticaret ile ilgili panellere konuşmacı olarak katılan Levent Özkardeş, dış ticaret ve gümrük alanlarında uzmanlaşmıştır.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri