İsrail’e Yaptırımların Yan Etkileri

Ekonominin siyasetten ya da uluslararası politikalardan bağımsız olmadığını, ticareti ya da en azından ticareti etkileyen faktörleri siyasetin ya da uluslararası politikaların belirlediğini, dolayısıyla “Dış Ticaretçi” olarak ülkemiz kararları ile birlikte dış dünyayı ve global gelişmeleri izlememiz gerektiğini daha önce paylaşmıştım. Son günlerde ülkemiz kararlarının dış ticaretimizi doğrudan etkilediği bir dönem yaşıyoruz.

İsrail’in Filistin’e yönelik operasyonlarına tepki olarak ülkemizin aldığı karar ile 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren ilk aşamada olduğu belirtilerek toplam 54 ürün grubuna ait 1.019 farklı gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer alan ürünlerin İsrail’e ihracatı Ticaret Bakanlığı tarafından durduruldu. Bahse konu 54 ürün grubu kısa isimler halinde liste olarak yayınlanırken ihracat kısıtlamasına alınan GTİP’ler ise kamuoyuna açıklanmadı.

Söz konusu ‘durdurma’ işleminin nasıl yapılacağına dair ilk başta bilgi verilmezken, beklenti İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ (İhracat 96/31) 2 no.lu ekinde değişiklik yapılması yönündeydi. Ancak bu tür bir ‘genel’ mevzuat değişikliğine gidilmeyip, uygulama pratik bir yolla işleme alındı ve aynı günden itibaren başlayarak ihracatçılarımız ihracat gümrük beyannamelerinin tescil işlemini yapamamaya, dolayısıyla ihracatları gerçekleştirememeye başladılar.

Uygulamanın nasıl olacağını anlamaya ve gri ortamda ilerlemeye çalışırken ihracatçılar arasında ciddi anlamda kaosa yol açan uygulama detayları ileriki günlerde, Ticaret Bakanlığı tarafından sosyal medya üzerinden yayınlanan açıklama ile bir nebze netleşti. Bakanlık tarafından İsrail’e yönelik bahse konu ürünlerin ihracatına ilişkin gümrük beyannamelerinin tescil işlemlerinin 9 Nisan 2024 tarihi saat 09.00’dan itibaren durdurulmuş olduğu, bu kapsamda anılan saat itibarıyla yasak konusu ürünlerin İsrail’e ihracatına ilişkin olarak herhangi bir ihracat beyannamesinin tesciline kesinlikle izin verilmediği açıklandı.

Kısıtlamaya ilişkin ‘uygulama’ açısından yapılan açıklama net olmasına karşın ‘kapsam’ açısından bakıldığında, İsrail’e yönelik kısıtlamaya tabi ‘Ürün Grubu’ açıklanmakla birlikte GTİP’lerin açıklanmaması sonucunda İsrail’e ihracat yapacak pek çok ihracatçı ürünlerinin kısıtlama kapsamında olduğunu ancak ihracat gümrük beyannamesi tescil edilmeyince öğrenebildi. Bu durum da ihracat işlem süreçleri dikkate alındığında ihracatçılar açısından ciddi mağduriyete sebep oldu.

Konuyu biraz detaylandırırsak, söz konusu beyanname tescil işlemi ihracat işlem sürecinde hemen hemen en son işlemler arasında yer alıyor. Öncesinde satış anlaşması yapılıyor, sipariş hazırlanıyor, üretim girdileri ya da ihraç ürünleri için ödemeler yapılıyor, finansal hareketler yapılıyor, taşıyıcı organize ediliyor, fatura ve diğer evraklar düzenleniyor, eşya gümrüğe getiriliyor dolayısıyla süreç beyanname tescilinden çok önce başlıyor, neredeyse ihracat beyannamesi ile son buluyor. İsrail’e yönelik kısıtlamaya tabi GTİP’lerin açıklanmaması sonucunda, İsrail’e ihracat yapacak pek çok ihracatçı ürünlerinin kısıtlama kapsamında olduğunu gümrük beyannamesi tescil edilmeyince öğrenebildi, dolayısıyla da belirttiğim işlem süreçlerinin çoğunu tamamlamış, emek ve zaman harcamış, maliyetlere girmiş oldu. Aynı zamanda anlaşma yaptıkları teslimatları gerçekleştiremedikleri için satış iptalleri geldi, ihracatçılar ihracat gelirlerinden oldular.

Gelinen noktada, İsrail’e yönelik tüm ihracat işlemlerinin durdurulması ile ilk uygulamada muğlak kalan ‘kapsam’ konusu da netleşmiş oldu. Ancak geçiş sürecine ilişkin olarak İsrail’e karşı uygulanan dış ticaret yaptırımlarının aynı zamanda yerli ihracatçılar üzerinde de bir yaptırım etkisi yaratmaması için geçiş sürecinden fiilen zarar gören ihracatçıların Eximbank ya da başka kurumlar ve yollar üzerinden desteklenerek ihracatçıların zararlarının tazmin edilmesi gerekir. Diğer taraftan İsrail’e yönelik ithalat ile birlikte İsrail menşeli malların ithalatına yönelik olarak yine çok hızlı biçimde yürürlüğe konulan kısıtlamalar kaynaklı ithalatçıların da mağdur edilmemesi, İsrail’e uygulanan yaptırımların Türk ihracat/ithalatçılarına zarar vermeden yürütülmesi yerinde olacaktır.

 

Dr. Levent ÖZKARDEŞ

09.05.2024

Uzman Hakkında

Dr. Levent Özkardeş
Dış Ticaret

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nden 2000 yılında mezun oldu. 2014 yılında ABD’de Boston Üniversitesi Çokuluslu Ticaret Yüksek Lisans Programı’nı tamamlayarak yüksek lisans derecesini aldı. Doktora derecesini 2020 yılında Yaşar Üniversitesi İşletme Anabilim Dalı’nda, “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün (YYS) Firmaların Rekabet Yapısına Etkisi”ni konu alan tez çalışması ile tamamladı.

Meslek hayatına 2001 yılında gümrük müfettiş yardımcısı olarak başladı; 2005 yılında gümrük müfettişliğine, 2012 yılında da gümrük başmüfettişliğine atandı. Mesleğinde 18 yılı geride bıraktığı 2019’da başmüfettişlik görevinden ayrılarak önde gelen bir gümrük müşavirliği firmasında genel koordinatör olarak çalıştı. Özkardeş, 2021 yılı itibari ile kurucusu olduğu gümrük, dış ticaret denetim ve danışmanlık firması bünyesinde gümrük ve dış ticaret alanlarında eğitim, danışmanlık ve denetim hizmetleri vermekte, aynı zamanda yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği yapmaktadır. Ayrıca Yaşar Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak gümrük ve dış ticaret dersleri vermektedir.

İyi derecede İngilizce ve Almanca bilen, birçok dergide makaleleri yayımlanan, dış ticaret ile ilgili panellere konuşmacı olarak katılan Levent Özkardeş, dış ticaret ve gümrük alanlarında uzmanlaşmıştır.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri