Dış Ticarette Nesnelerin İnterneti ve Blockchain Üzerine

Dış ticaret işlemlerinin, alıcı/satıcı firmalardan nakliye firmalarına, sigorta firmalarından gümrükleme firmalarına, bankalardan acentelere, gümrük idaresinden vergi dairesine, ilgili kurum ve kuruluşlara kadar pek çok tarafı bulunmaktadır. Bu tarafların sayısı onlar ile dahi ifade edilebilmekte, gerçekleştirdikleri işlemler ise çok daha fazla miktarlara ulaşmaktadır. Yapılan deneysel bir çalışmada, bir çeşit ürün içeren tek bir konteyner sevkiyatında 30’dan fazla aktörün ve 100’ün üzerinde insanın 200’den fazla etkileşimde bulunduğu tespit edilmiştir. Tüm bu taraflar/insanlar arasında iletişimin ve veriye erişimin doğru biçimde sağlanması başlı başına bir başarı olarak nitelendirilebilir.

Söz konusu iletişim ve veri aktarımına gelince, veri trafiği esas itibariyle belgeler aracılığı ile sağlanmaktadır. Dış ticaret işlemlerinin taraflarına ana başlıklar halinde baktığımızda, taraflardan bir kısmının söz konusu belgeleri düzenlediği, başka bir kısmının bahse konu belgeleri gözden geçirdiği/kontrol ettiği ve bir başka kısmının da bu belgelerden bilgi aldığı görülmektedir. Dış ticarete taraf bahse konu paydaşlar arası zaman, mekân, iş kolu farklılıkları gibi nedenlerle doğru belgelerin doğru biçimde hazırlanması, bu belgelerin hızlı biçimde ilgili tarafa aktarılması ve belge trafiğinin sağlıklı ve güvenilir biçimde sağlanması dış ticarette kritik öneme sahiptir.

Bu kapsamda; belgelerin ilgili tarafa zamanında ulaşmaması, yanlış düzenlenmesi ya da belge düzenleme gerekliliklerini sağlamada yapılan yanlışlıklar ve hatta iyiniyetli olmayan taraflarca yapılan tahrifat ve benzeri sahtecilik işlemleri nedeniyle dış ticarete taraf firmalar ciddi problemler ile karşılaşabilmektedir. Bu durumda dış ticarette karşılaşılan ana problemleri güven, evrak akışı, aracılar ve hız olarak saymak mümkün olmaktadır. Söz konusu problemlerin önüne geçmek adına Endüstri 4.0 altında karşılaşmakta olduğumuz ‘Nesnelerin İnterneti’ ve ‘Blockchain’ kavramları üzerinde kısaca durmakta yarar bulunmaktadır.

Endüstri 4.0’ın temel unsurlarından bir tanesini ‘nesnelerin interneti’ oluşturmaktadır. Nesnelerin interneti kavramı basitçe esas olarak; nesnelerin birbirleriyle ve insanlarla sürekli olarak gerçek zamanlı veri alışverişi halinde bulunmasını ve kendilerinin öğrenerek yapmaları gereken işlemlere karar vermelerini kapsamaktadır. Günümüzde çevremizde gördüğümüz örnekler üzerinden, evdeki buzdolabının sensörler vasıtasıyla buzdolabında bulunması gereken sütün bittiğini tespit ederek internet üzerinden sipariş vermesi ya da kullanılan arabada bulunan GPS vasıtasıyla eve yaklaşıldığını öğrenen evdeki klimanın çalışarak evi soğutmaya başlaması gösterilebilir.

Bu teknolojinin içerisinde de akıllı sözleşmeler önemli bir yer tutmaktadır. Akıllı sözleşmeler; ‘eğer ve sonra’ (bir işlem gerekli kuralı sağladığında diğer işlemin gerçekleşmesi) temelinde çalışan komut dosyalarıdır. Bunlar, önceden belirlenmiş kurallara göre kendi kendine (otomatikman) uygulama yapan elektronik anlaşmalardır. Yukarıda belirtilen, daha öne yapılmış bulunan programlama ve devamında öğrenme neticesinde, buzdolabının sensörler vasıtasıyla buzdolabında süt bulunmadığını tespit etmesi ve bu durum karşısında otomatik olarak süt siparişi vermesi akıllı sözleşmelere örnektir. Görüleceği üzere tespit ve sipariş aşamalarında insan faktörü devre dışı kalmış, makineler kendi içerisinde iletişim kurarak bir karara varmışlar ve uygulamaya geçmişlerdir.
Endüstri 4.0’ın önemli unsurlarından bir tanesi de Blockchain uygulamasıdır. Blockchain (Dağıtık Kayıt Teknolojisi), güvenli bir ekosistemde aracı olmaksızın birden çok kullanıcı arasında Eşler Arası (Peer To Peer - P2P) işlem yapılmasını sağlayan teknoloji protokolüdür. Sağlanan güvenli ekosistem; şifreleme, mutabakat, doğrulama mekanizması ve dağıtık defter kaydı gibi çeşitli faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşmaktadır. Bu teknoloji (Türkçe karşılığı ile “Blok Zinciri”), merkezi ya da çok merkezli sunucuları (server’ları) devre dışı bırakarak bilgisayarları doğrudan birbirine bağlamaktadır. Bu sistem dahilinde üretilen küçük ya da büyük her yeni unsur enkripte edilmiş (şifrelenmiş) yeni bir blok oluşturmakta; blok içerisinde de blok başlığı, işlem kayıt sayacı, blok büyüklüğü ve kaydedilen işlem bilgileri yer almaktadır. Zincir içerisindeki her bir blok, zincire daha önce eklenmiş en son bloğa eklenerek, merkezi bir veri tabanına ihtiyaç olmadan ağdaki tüm düğümlerde saklanmaktadır. Bu nedenle söz konusu blokta değişiklik yapabilmek için öncelikle bloğun şifresinin kırılması, devamında da söz konusu bloğun yer aldığı zincirlerdeki tüm blokların şifrelerinin kırılması gerekmektedir ki, zincire sürekli yeni bloklar eklenmeye devam edildiği için bu durum pratikte mümkün bulunmamaktadır.

Bu kapsamda özellikle belirtmek gerekir ki; Blockchain uygulamalarını sadece kripto para çerçevesinde değerlendirmek, konuya sadece dar bir yönden bakmak anlamına gelmektedir. Blockchain ile; silinemez, değiştirilemez ve ilgili taraflar arasında aracı olmadan doğrudan aktarılabilen bilgi/belge (fatura, konşimento …) oluşturulabilmektedir. Bu durum da bize,  dış ticarette karşılaşılan ana problemler olarak saydığımız güven, evrak akışı, aracılar ve hız unsurlarının tamamını elimine etme imkânı sağlamaktadır.

Belirttiğimiz hususları daha net anlatmak adına, dış ticaret işlemlerini Nesnelerin İnterneti ve Blockchain kapsamında bir örnekle ele alalım: Alıcının (ithalatçı) siparişi için Blockchain vasıtasıyla geçtiği güvenilir sipariş emri üzerine, akıllı sözleşme gereği Satıcı’nın (ihracatçı) ERP sistemi siparişe konu ürünü doğrudan üretim planlamasına dahil edebilecek, üretime başlama tarihini de Alıcı’ya otomatik olarak bildirilebilecektir. Bu durumda, Alıcı ürünün teslimi için sağlıklı bir öngörü yapabilir hale gelecektir. Üretim aşamasında, ürün için Alıcı tarafından aranan üretim şartlarına ilişkin bilgiler Satıcı’nın ERP sistemi ve/veya üretim yerindeki sensörler vasıtasıyla doğrudan Alıcı’ya gönderilebilecek, böylece Alıcı için ürünün kalitesi sorunsalı da ortadan kaldırılmış olacaktır. Üretimin tamamlanmasının ardından Satıcı’nın ERP sistemi tarafından Blockchain vasıtasıyla Alıcıya ürünün hazır olduğu bilgisi gönderilecek, ürünün sevkiyatına ilişkin belirlenmiş olan taraflara (nakliyeci, acenta, gümrük müşavirliği firması vb.) da doğrudan bilgi verilerek buralardaki işlemler otomatik olarak başlatılacaktır. Bu durum aynı zamanda, taşınacak ürünün cinsi, ağırlığı, adedi gibi bilgilerin de doğru biçimde ilgililere iletilmesini sağlayacaktır. Ayrıca aracı bankalara da bilgi verilerek finansal işlemler de başlatılabilecektir. Nakliyeciye teslimatın yapıldığına dair sensör/barkod okuyucu vb. bir yol ile alınan veri üzerine, Satıcı’nın sistemi tarafından otomatik olarak hazırlanmış bulunan fatura, paketleme listesi vb. belgeler, Blockchain üzerinden saniyeler ile hesaplanan bir hız ile ve güvenli biçimde ilgili paydaşlara ulaştırılabilecek, böylece evrak akışında zaman kaybı, evrak kaybı veya evrakta tahrifat gibi riskler ile karşılaşılmayacaktır. Taşıma işleminin sonunda sensör/barkod okuyucu vb. bir yol ile ürünün Alıcı tarafından teslim alındığı bilgisi hem Satıcı’ya hem de Alıcı ve Satıcı’nın bankalarına akıllı sözleşmeler yoluyla Blockchain vasıtasıyla otomatik olarak gidecek, nihayetinde bankalar arası ödeme işlemi de yine Blockchain vasıtasıyla kripto paralar ile otomatik olarak gerçekleşebilecektir.

Belirttiğimiz örnek, dış ticaret uygulamalarının sadece bir kısmını kapsamak ile birlikte, dış ticarette ‘Nesnelerin İnterneti’ ve ‘Blockchain’ uygulamalarına yönelik basit ama verimli doneler sunmaktadır. Dış ticarete taraf olanların söz konusu ana fikirlerden hareketle çok daha ileri uygulamalar tasarlamaları mümkündür.
 

Levent ÖZKARDEŞ

Uzman Hakkında

Dr. Levent Özkardeş
Dış Ticaret

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü’nden 2000 yılında mezun oldu. 2014 yılında ABD’de Boston Üniversitesi Çokuluslu Ticaret Yüksek Lisans Programı’nı tamamlayarak yüksek lisans derecesini aldı. Doktora derecesini 2020 yılında Yaşar Üniversitesi İşletme Anabilim Dalı’nda, “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünün (YYS) Firmaların Rekabet Yapısına Etkisi”ni konu alan tez çalışması ile tamamladı.

Meslek hayatına 2001 yılında gümrük müfettiş yardımcısı olarak başladı; 2005 yılında gümrük müfettişliğine, 2012 yılında da gümrük başmüfettişliğine atandı. Mesleğinde 18 yılı geride bıraktığı 2019’da başmüfettişlik görevinden ayrılarak önde gelen bir gümrük müşavirliği firmasında genel koordinatör olarak çalıştı. Özkardeş, 2021 yılı itibari ile kurucusu olduğu gümrük, dış ticaret denetim ve danışmanlık firması bünyesinde gümrük ve dış ticaret alanlarında eğitim, danışmanlık ve denetim hizmetleri vermekte, aynı zamanda yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği yapmaktadır. Ayrıca Yaşar Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak gümrük ve dış ticaret dersleri vermektedir.

İyi derecede İngilizce ve Almanca bilen, birçok dergide makaleleri yayımlanan, dış ticaret ile ilgili panellere konuşmacı olarak katılan Levent Özkardeş, dış ticaret ve gümrük alanlarında uzmanlaşmıştır.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri