Ukrayna Savaşı ile Uluslararası Düzen Değişiyor mu?

24 Şubat günü Rusya’nın Ukrayna topraklarına girmesi ile hukuk ve uluslararası hukuk kavramı bir anda gündemimize girdi.

Peki nedir bu uluslararası hukuk ve uluslararası hukuka aykırılık?

Aslında hukuk temelde dünyayı bir anda mucizevi şekilde güzel bir yere çevirecek bir kavram olmayıp, reel dünyadaki çatışma hâlinin kurallaştırılmasını sağlayan beşerî bir husustur. Hegel’in tabiriyle ifade edersek; şiddetin sonsuz olumsuzluğuna düşülmeksizin çatışan veya çelişen özneler arasında olabildiğince bir uzlaşı olabilsin diye kullanılan beşerî bir tekniktir. Dolayısıyla bir uzlaşı arayışına dayanan hukuk kavramı özünde zamansal ve mekânsal boyutlarıyla bir statüko oluşumudur, oluşturma çabasıdır.

Şimdi kısaca tarihin oluşturduğu statükolara bir göz atalım ve savaşlar sonucunda açılıp kapanan yakın yüzyıllara değinmeye çalışalım.

17. yüzyıl Vestfalya’sı ile başlayan Avrupa tarihinin akışı akabinde 18. yüzyıl Fransız İhtilali ve 19. yüzyıl Napolyon Savaşları ve 1815 Viyana Kongresi, uluslararası hukuk düzenine geçişin temelini oluşturan olaylardır. Avrupa adına birçok öznenin denge kavramının merkeze alındığı bu dönem temel hukuksal orta yol olarak da ifade edilmektedir.

Öte yandan ulaşılan bu denge, savaşma ve savaş hakkı tekelini de müdahil olan özneler adına bir çerçeve içerisinde uluslararası hukuk normlarını ve standartlarını belirlemiştir. (Türkiye bu oluşuma Kırım harbi sonrası alınmıştır.) İşte bu durum hem Anglosaksonların savaşla elde ettiği ve çizdiği normatif bir olgudur hem de haklı savaş kuramının uluslararası hukuk tarihi açısından miladıdır. Anglosakson çağı olarak ifade edilen 19. yüzyıl normları ve çok taraflı konvansiyonları 1. Cihan Harbi sonrası yeni bir dengeye doğru evrilmeye başlamıştır. Yeni bir yüzyılı açan bu evrilme hem Çarlık Rusyası’nın komünist devlet olarak konumlanmasının/tanımlanmasının hem de Almanya’nın Versay Antlaşması ile uluslararası hukuk bağlamında kriminalize edilmesinin önünü açmıştır. Bu önemli gelişmeler neticesinde Anglosakson uluslararası hukuk normları Avrupa iç dengesi adına politik bir içerik kazanmaya başlamıştır zira küresel düzende savaş hakkı tekeli Anglosakson liberal görüşüne karşı potansiyel yeni siyasi akımların da önünü açmıştır.

1. Cihan Harbi ile 2. Cihan Harbi arasındaki dönem ise Anglosakson çerçevesi dışında cereyan eden yeni ve rölatif tehlikeli düşünceleri beslemiş; adeta Avrupa adına Avrupa'nın merkez-çevre bağlamında Vestfalya öncesine dönüş tehlikesini beraberinde getirmiştir. İki Cihan Harbi arası dönemde Anglosakson uluslararası hukuk ve liberal düzenine karşı Bolşevikler bir yanda, nasyonal sosyalist faşistler ise diğer yandadır ve küresel düzen adına Bolşevikler de nasyonel sosyalist faşistler de kendi hukuksal zemin arayışlarını, hak taleplerini, yaşam alanlarını, ekonomi-politik doktrinlerini ortaya koymuştur.

2. Cihan Harbi neticesinde ise nasyonel sosyalist faşist cephe Avrupa adına bir tehlike olmaktan çıkmış fakat bu sefer de Anglosakson hukuksal düzenine ve uluslararası çerçevesine karşı komünist blok, savaşı kazanan diğer taraf olarak kendi hukuksal zeminini ve daha da önemlisi uluslararası hukuk bağlamında küresel düzendeki yerini almıştır.

Soğuk savaş dediğimiz dönemde ve sonrasında komünist blok çökmesine karşın uluslararası hukuk çerçevesinde 1945 sonrası düzende varlığını sürdürmesinden dolayı, Anglosaksonların tek taraflı olarak kurduğu liberal temelli askeri bloğun hâlâ hayatta ve hukuksal zeminde var olmasından ötürü 21. yüzyıl barış döneminin sancıları devam etmektedir.

Uluslararası hukuk ve küresel düzen bağlamında Ukrayna krizi, bu sancıların Yugoslavya, Afganistan ve Irak sonrası bir diğeridir aslında. Savaşlarla açılıp kapanan yüzyılların tarihsel akışında barış düzeninin aksayan bir ayak sacıdır. 19. yüzyıl Anglosakson hukuksal ve liberal çerçevesinin aşil tendonudur, uluslararası düzen ve denge arayışının bir haykırışıdır, yeni bir statükoya ve hatta yeni bir demir perdeye geçişin arayışıdır.

Uluslararası hukuk bağlamında olaylara, öznelere zamansal ve mekânsal boyut açısından baktığımızda karşımıza başta belirttiğimiz bir yeni bir statüko arayışı çıkmaktadır. Ancak bu yeni statükoda; nasyonel sosyalist akımın yeniden varoluşsal hak talepleri karşımıza çıkarken, komünist bloğa dair doktrinsel yapıdan oldukça geri kalan liberal sisteme entegre edilmeye çalışılmış çarpık bir ekonomi-politik yapı çıkmaktadır. İşte bu bahsettiğimiz varoluşsal hak arayışı bir yanda, çarpık bir ekonomi-politik yapının yeni düzen arayışı bir yanda, Anglosakson liberal görüşün ise Yugoslavya’da, Afganistan’da, Irak’ta, Filistin’de, Arıkan’da, Doğu Türkistan’da ve benzeri yerlerde yalpalayan görüntüsü ise diğer yanda... Yeni bir küresel düzen arayışı tarihte hiçbir zamanında kolay olmadı, uluslararası hukuk düzeni dünyanın hiçbir yerinde kendiliğinden oluşmadı. Yeni bir statüko ihtiyacı o kadar bariz olmasına karşın tüm siyasi gruplar Anglosakson liberalizmini etrafında dönen pragmatikler gibi ilk adımı atmaktan çekindi, ta ki Putin pandoranın kutusunu yeniden açana kadar...

Şimdi 2022’de tarih tekerrür ediyor; Anglosaksonların Brexit sonrası çare arayışlarına Putin’in ilk hamleyi yapması ile Avrupa iç-dış dengesi adına, Avrupa’nın merkez-çevre ilişkileri adına, uluslararası hukuk düzenin değişme gerekliliği adına...

Dr. K. Dağhan Gökçe

Uzman Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi K. Dağhan Gökçe
Yatırım Danışmanlığı

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden lisans derecesi, ABD California Eyalet Üniversitesi ve UC Berkeley ortak programından işletme-iş idaresi alanında yüksek lisans, yine Boğaziçi Üniversitesi’nden ekonomi ve finans alanında yüksek lisans derecesine sahiptir. Gökçe, İstanbul Üniversitesi'nde finans doktora çalışmalarını 2016 yılında tamamlamıştır. Bilgi Üniversitesi’nde matematik finans dersleri veren K. Dağhan Gökçe, Nisan 2021’den bu yana Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Bununla birlikte makro-ekonomi alanında global piyasaları günlük olarak İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca takip etmekte, global emtia piyasaları, hisse senetleri, vadeli ve türev piyasalar ile ilgili günlük yorumlarda bulunmaktadır. Boğaziçi Üniversitesi’nde risk yönetimi ve KOBİ danışmanlığı üzerine de çalışmalarda bulunmaktadır. Uzmanlık alanı politik-ekonomi, finansal yatırım ürünleri ve KOBİ risk danışmanlığıdır.

 

2002 yılında California İş Geliştirme Merkezi’nde Pazarlama Müdür Yardımcılığıyla başladığı kariyerine Fiat Auto’da Yedek Parça Ürünleri Pazarlama ve Satış Yöneticisi, makro ekonomi ve bölgesel gelişim alanlarında 23. Dönem TBMM Milletvekili Danışmanlığı, Hisar Şirketler Grubu’nda Finansal Yönetim, Forextraview dergisinde köşe yazarlığı, Turkey Tribune web sitesinde köşe yazarlığı ve yazarlık, Halkbank SMES Yatırım Danışmanlığı, Risk Turk’te Eğitim Danışmanlığı, Saxo Bank’ta Makro Ekonomist, Boğaziçi Üniversitesi’nde misafir öğretim üyeliği yaparak devam etmiştir. K. Dağhan Gökçe; Hisar Ev Aletleri ve Polathan Dayanıklı Tüketim şirketlerinde finans ve planlama sorumlusu, Turkey Tribune web sitesinde makro global ekonomi ve Merkez Bankası faaliyetleri ile ilgili köşe yazarıdır.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri