Rehin ve Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamsız İcra Takibi

Rehin bir alacağa teminat olmak şartıyla ve alacağın tahsil edilememesi durumunda alacaklıya verilen eşya veya haktır. Diğer bir deyişle bir alacağın teminatı olarak alacaklı lehine taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde tesis edilebilen bir haktır. Taşınmazlar için kurulan rehin hakkına ipotek denilmektedir.

Alacağını tahsil edemeyen alacaklı ilamlı veya ilamsız olarak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi ile yasal süreci başlatır. İlamlı ve ilamsız icra takibinin farkı; ilamlı icra takibinde mahkemeden alınan ilam ya da kanun gereği ilam niteliğinde sayılan belgeye dayalı bir alacağın tahsili için icra yoluna gidilmekte, ilamsız icra takibinde ise herhangi bir mahkeme ilamına ya da ilam niteliğinde belgeye gerek olmaksızın, yetkili icra dairesine alacaklının doğrudan başvurması ile borcunu ödemeyen borçlu aleyhinde icra takibi başlatabilmektedir. 

Taşınır rehninin paraya çevrilmesi İcra ve İflas Kanunu’nun 145 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatmak isteyen alacaklı doğrudan icra dairesine başvurarak, rehin konusu şeyin paraya çevrilmesini ve bu yol ile elde edilecek paradan alacağının tahsil edilmesini talep edebilir. Kanunun 145. maddesine göre alacağı taşınır rehni ile sağlanmış alacaklı, takip talebinde Kanunun 58 inci maddede yazılı hususların dışında rehnin ne olduğunu ve rehin üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise o kişinin ve rehnin üzerinde sonra gelen başka bir rehin hakkı mevcut ise bu hakka sahip olan söz konusu kişinin bilgilerini de açıkça belirtmelidir.

İcra dairesi tarafından gönderilen bu ödeme emri ile borçluya, yedi gün içinde rehin hakkına açıkça itiraz etmez ise bu takibe konu rehin hakkını kabul etmiş sayılacağı, yedi gün içinde rehin hakkına itiraz edilmediği ve on beş gün içinde ödeme yapılmadığı takdirde rehin konusu şeyin satılacağı, sadece rehin hakkına itiraz edilmesi hâlinde ise alacaklının rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takipten vazgeçerek takibin genel haciz yolu ile devamını isteyebileceği ihtarı yapılır.

Ödeme emrini tebliğ alan borçlunun yedi gün içinde ödeme emrine itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Ödeme emrine itiraz edilmesi ve itirazın incelenmesi genel haciz yolundaki gibidir. Borçlu yedi gün içinde itiraz etmez ve on beş gün içinde de takip borcunu ödemez ise işbu takip kesinleşir ve alacaklı takibin devamı ile satış isteyebilir. Ayrıca borçlu ödeme emrine itiraz etmeyerek süresi içerisinde borcunu öder ise icra takip dosyası infaz olacaktır.

Borçlu ödeme emrine süresi içerisinde itiraz eder ise bu itiraz takibi durdurur. Bu durumda takibe devam etmek isteyen alacaklı ya itirazın kaldırılması yoluna başvurmalı ya da itirazın iptali davası açmalıdır. Alacaklının işbu başvurusu üzerine yapılan incelemede borçlunun ödeme emrine itirazının haksız olduğuna karar verilir ise taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip kesinleşir ve artık alacaklı rehnin satışını isteyerek alacağını tahsil edebilir. Alacaklının itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali talebi reddedilir ve borçlunun ödeme emrine itirazı haklı bulunur ise taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibinin iptaline karar verilir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 150-e maddesinde “Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, alacaklı rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takipte gönderilen ödeme emrinin tebliğinden itibaren altı ay içerisinde rehin konusu şeyin satışını talep edebilir. Şayet alacaklı süresi içerisinde satış talebinde bulunmaz veya satış talebini geri çeker ise ilamsız takip kendiliğinden düşer.

Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde, haciz safhası bulunmamaktadır. Zira söz konusu icra takibine konu alacak zaten rehin ile teminat altına alınmıştır. Rehinli mallar aynı genel haciz yoluyla takipte haczedilen mallarda olduğu gibi icra dairesi tarafından satılır. Rehnedilen malın icra dairesi tarafından satılması üzerine elde edilen satış bedeli alacaklıya ödenir. Rehinli malın satışından elde edilen bedel alacağı karşılamaya yetmez ise alacaklı kalan bedel için ilamlı ya da ilamsız icra takibi yoluna başvurma hakkına sahiptir.

Av. Belgin Aksoy

Uzman Hakkında

Av. Belgin Aksoy
İş Hukuku ve Borçlar Hukuku

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1992 yılında mezun oldu. 1994-2002 yılları arasında İzmir Barosu’na kayıtlı olarak serbest avukatlık yaptı. 2005 yılında Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nde Hazine avukatı olarak çalışmaya başladı. 2007 yılında müşavir Hazine avukatı olan Belgin Aksoy, Ankara Barosu’na kayıtlıdır. Mesleki çalışmalarında icra iflas hukuku, ticaret hukuku, borçlar hukuku, idare hukuku ve iş hukuku alanlarında uzmanlaştı. Hukuki konularda düzenlenmiş ulusal ve uluslararası çok sayıda toplantıya Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı temsilen katıldı, OECD bünyesinde yürütülen yolsuzlukla mücadele faaliyetlerinde, hukuk alanında yürütülen Avrupa Birliği’ne uyum süreci çalışmalarında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurularının dostane çözüm süreçlerinde, ulusal mevzuat hazırlama ve hukuki mütalaa komisyonlarında görev aldı. Maliye Yüksek Eğitim Merkezi’nde ve hizmet içi kurslarda hukuk dersleri vermiş olan Aksoy, iyi derecede İngilizce ve orta seviyede Almanca bilmektedir.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri