Hacizden Önce Borcun Taksitle Ödenmesi

Aleyhine icra takibi başlatılan borçlu, borcunu kabul etmesine ve ödemek istemesine rağmen borcun tamamını tek seferde ödeme gücünden yoksun olabileceğinden borcunu taksitler hâlinde ödemek isteyebilir. Borcun taksitle ödenmesi bazı koşulların varlığı hâlinde mümkündür. Borcunu ödemekte zorlanan borçlu, icra takibinin her aşamasında alacaklı ile anlaşmak suretiyle takip konusu borcunu taksitle ödeyebilir. Taksitle ödeme sözleşmesini düzenleme konusunda borçlu ile alacaklının anlaşmış olması hem borçlu hem de alacaklının menfaatine uygun bir sonuç doğurmaktadır. Bu sözleşmeyle ödeme sıkıntısı içerisinde olan borçluya süre verilerek borcu ödemesine imkân tanınmakta, diğer taraftan da alacaklının belirli bir süre içerisinde alacağını faizi ve tüm takip masraflarıyla birlikte tahsil edebilmesine olanak sağlanmaktadır.

Borcun taksitle ödenmesi hususunda anlaşma, ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra veya haczedilmiş malların satışından önce olmak üzere iki farklı aşamada gerçekleşebilir. Bu aşamalarda borcun taksitle ödenmesi konusunda uygulanacak hükümler ve şekil şartları farklı olduğu için hacizden önce taksitle ödeme ve hacizden sonra taksitle ödeme şeklinde bir ayrım yapılmıştır. Eğer ödenecek borç haciz aşamasından önce takside bağlanırsa artık borçlunun malları haczedilemeyecektir.  Alacaklı ile borçlunun taksitle ödeme hususunda anlaşması haciz safhasından sonra gerçekleşirse daha önce haczedilmiş olan mallar da satılamayacaktır.

Hacizden önce taksitle ödeme durumu İcra ve İflas Kanunu’nda açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte kanunun 78. ve 340. maddeleri beraber değerlendirildiğinde hacizden önce de borcun taksitle ödenmesinin mümkün olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Kanunun 78/2 maddesinde yer alan “Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava hâlinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları hâlinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz” düzenlemesi ile yine aynı kanunun 340. maddesinde yer alan “111’inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aydan üç aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde alacaklının muvaffaktı ile borcun taksitlendirilmesinin hacizden önce de uygulanabileceği anlaşılmaktadır.

Haciz aşamasından önce taksitle ödeme istemi hacze gidilmeden önce ya da haciz sırasında da yapılabilir. Her iki durum da bu talep alacaklının muvafakatine bağlıdır. Alacaklı ile borçlu icra dairesi haricinde bir araya gelerek taksitle ödeme konusunda anlaşırlarsa icra dosya borcunun, taksitle ödenebilmesi için bu anlaşmanın icra dairesine bildirilmesi gerekir. Eğer alacaklı ile borçlu icra dairesi huzurunda taksitle ödeme hususunda anlaşırlarsa icra müdürü tarafından bu husus imzalanarak tutanağa geçirilmekte ve borcun taksitle ödenmesi sözleşmesi kurulmuş olmaktadır. Bunların dışında borçlu tek başına da icra dairesi huzurunda mevcut borcu taksitle ödeme teklifinde bulunabilir. Bu durumda icra dairesi bu teklifi alacaklıya bildirecek ve eğer alacaklı taksitle ödeme teklifini kabul ederse borcun taksitle ödenmesi sözleşmesi kurulmuş olacaktır.

Hacze gidilmeden önce yapılacak taksitle ödeme anlaşmasında alacaklının hazır bulunması şekil şartı değildir, sonradan alacaklıya bir muhtıra gönderilmesi ve böylece alacaklının bu talebi kabulüyle de yapılabilir. Ancak icra dairesinde yapılacak taksitle ödeme anlaşmalarında icra müdürünün hazır bulunması şekil şartıdır. Haciz için borçlunun ev ya da iş yerine gidildiğinde borçlunun teklifi ve alacaklının rızası tutanağa kaydedilerek imzalanır. Bu durum alacaklının haciz talebini geri almış olduğu anlamına geldiği için artık borçlunun malları haczedilemez. Hacizden önce yapılan taksitle ödeme sözleşmesi, başlatılan takibi anında durdurma özelliğine sahiptir. Yani borçlu verdiği taahhütlerin tamamına uyarsa takibe devam edilmez; satış ve haciz isteme gibi süreler işlemez ve son olarak TBK 153/6 maddesi hükmünde belirtilen zamanaşımı süresi durur.

Ancak borçlu taahhüde uymayarak taksitlerden bir tanesini ödemediği durumda ondan sonraki bütün taksitler muaccel hâle gelmektedir. Böyle bir durumda alacaklı kalan tüm borç için takibe devam edilmesini isteyebilecektir. Borçlunun taksitle ödeme sözleşmesini ihlal ettiği alacaklı tarafından yazılı yahut sözlü olarak şikâyet konusu yapılırsa, İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca hapisle tazyik kararı verilebilmektedir. Alacaklı, eylemin gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her durumda eylemden itibaren bir sene içinde, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine başvurup şikâyette bulunabilir. İcra mahkemesi şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden yani resen gözetir.  

Borçlu tarafından taahhüt edilen taksitlerin ödenmemesi durumunda 340. madde hükümlerinin (tazyik hapsi) uygulanabilmesi için taksitlerin miktarının ve ödeme tarihlerinin taksit sözleşmesinde açıkça belirtilmiş olması gerekir. Taksitle ödeme sözleşmesinin ihlali hâlinde verilecek hapis cezası üç ayı geçmemektedir. Borçlu ödemediği taksiti öderse derhal tahliye edilir. Borçlunun taksitle ödeme taahhüdünü ihlâl etmesinin bir diğer sonucu da satış isteme sürelerinin kaldığı yerden işlemeye başlaması, alacaklının borçluya karşı cebri icra muamelelerine devam edebilmesidir.

Av. Belgin Aksoy

Uzman Hakkında

Av. Belgin Aksoy
İş Hukuku ve Borçlar Hukuku

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1992 yılında mezun oldu. 1994-2002 yılları arasında İzmir Barosu’na kayıtlı olarak serbest avukatlık yaptı. 2005 yılında Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nde Hazine avukatı olarak çalışmaya başladı. 2007 yılında müşavir Hazine avukatı olan Belgin Aksoy, Ankara Barosu’na kayıtlıdır. Mesleki çalışmalarında icra iflas hukuku, ticaret hukuku, borçlar hukuku, idare hukuku ve iş hukuku alanlarında uzmanlaştı. Hukuki konularda düzenlenmiş ulusal ve uluslararası çok sayıda toplantıya Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı temsilen katıldı, OECD bünyesinde yürütülen yolsuzlukla mücadele faaliyetlerinde, hukuk alanında yürütülen Avrupa Birliği’ne uyum süreci çalışmalarında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurularının dostane çözüm süreçlerinde, ulusal mevzuat hazırlama ve hukuki mütalaa komisyonlarında görev aldı. Maliye Yüksek Eğitim Merkezi’nde ve hizmet içi kurslarda hukuk dersleri vermiş olan Aksoy, iyi derecede İngilizce ve orta seviyede Almanca bilmektedir.

Tüm Uzmanlar
Uzmanın Diğer Makaleleri