İlk Türk Robotunu Yapan Adam



Türkiye ithalat kalemlerinde önemli pay alan teknolojik ürünleri kendi sınırları içinde üretmek için yeni projeler geliştirirken, bugün dünyanın gerisinde kalan endüstriyel teknoloji geçmişimiz 1990 yılında çok farklı bir şekilde yazılabilirdi. Bugün Altınay Robot Teknolojileri A.Ş.'nin şirketinin sahibi olan Hakan Altınay 1990'da İTÜ'de bir bitirme ödevi olarak Türkiye'nin ilk yerli robotunu yapmıştı. Arkadaşlarıyla kurduğu Altınay Limited Şirketi kuruluşundan dört yıl sonra seri üretim için kolları sıvadı. Altınay, o günkü hayal kırıklığını yıllar sonra şu sözlerle ifade edecekti: “O zaman seri üretime devam etmek için ihtiyacımız olan para sadece 5 milyon dolardı. Ama kaynak bulunamadı. Üstelik ürettiğimiz robotları alacak müşteri de bulamadık.”

OTOMOTİVDE DÜNYANIN EN İYİLERİNDEN

Sadece 5 milyon dolarlık bir yatırım bugün Türkiye'den endüstriyel robot sanayisinde bir dünya devi çıkaracaktı, ama olmadı. Yine de Altınay'ın tutkusu kaynaksızlık dinlemedi. Umut edilenden geç de olsa hayallerini gerçekleştirdi. Dünyanın önde gelen robot üreticilerinden olurken otomotiv projelerinde ise parmakla gösterilir duruma geldi.

Hakan Altınay liderliğinde gelişen firma bugün yarısı mühendis olmak üzere 250 çalışanıyla geliştirdiği otomasyon ve robota dayalı sistemlerle, sadece otomotiv değil cam, savunma ve havacılık, otomatik otopark, yenilenebilir enerji, yiyecek-içecek, inşaat ve beyaz eşya sektörlerinde de tüm dünyaya ihracat teknoloji pazarlayan bir şirket haline geldi.

FACİALARIN ÖNLEYECEK TEKNOLOJİYİ GELİŞTİRDİ

Türkiye'nin örnek KOBİ'lerinden olan Altınay Robot Teknolojileri A.Ş.'nin geliştirdiği teknolojilerden birinin değeri ise geç anlaşıldı. Robot madenciliği alanında bir çok proje geliştiren Altınay, dünyada model olacak prototipler geliştirdi. Üstelik bu teknoloji yaklaşık 6 yıl önce hayata geçirildi. Onlarca ülkede patenti alındı ve Çin başta olmak üzere ondan fazla ülkeye ihraç edildi. Altınay'ı üzen ise dünyada rağbet gören bu teknolojiye -tıpkı yıllar önce başına geldiği gibi- Türkiye'de ilgi duyulmaması oldu.

Soma'da yaşanan maden faciasından sonra bu teknolojiye duyulan ihtiyaç bir kez daha gün yüzüne çıkarken Altınay'ın robot madenciliği konusunda yalnız olmadığı da anlaşıldı. TÜBİTAK TR-117 ve devletin Ar-Ge desteğini de alan KOBİ'ler Altınay'ın modelinin dışında 3 farklı robotun üretimini daha gerçekleştirmeyi başardı. Bu modellerin de 87 ülkede patenti alındı. 20 ülkeye ihracatı gerçekleşti. Ancak robot teknolojisi Türkiye'deki maden işletmecilerinin ilgisini çekmeyi bir türlü başaramadı. Ayrıca Bilim Bakanlığı ve Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ) arasında imzalanan projeyle geçen yıl Türkiye'nin ilk maden arama kurtarma robotu da geliştirildi. Ancak robotları Zonguldak'taki devlete ait madenlerin dışında satın alan olmadı.

TÜRKİYE'NİN ÇEHRESİ DEĞİŞEBİLİRDİ

Hakan Altınay geliştirdikleri teknolojilerin sadece madencilikte değil askeri alanda da iş güvenliği açısından faydalı olacağını beliritiyor. Zira Altınay'ın robot teknolojilerindeki başarısı askeri mühimmat taşımacılığında da kendini gösteriyor. Şirketin tasarladığı robotlar tüm askeri mühimmat taşımacılığını tek bir merkezden yönetilecek şekilde karşılıyor. 2012'de Afyon'daki askeri depoda meydana gelen patlamada Türkiye 25 askerini şehit vermişti. Eğer Altınay'ın robotları devrede olsaydı, böyle bir facia da yaşanmayacaktı.

Tüm bunların yanında Hakan Altınay dünyanın öne gelen markaları için tasarladığı sistemler birçok ülkeye ihraç edilmek üzere hazırlanırken bir çok kez daha hayıflandığını söylüyor: “1990'larda beş milyon doları bulsaydık bugün milyar dolarlık bir şirkettik. Ve Türkiye'nin de çehresi de çok daha değişik olacaktı...”