Tiftik keçisi yetiştiricileri hem üretimi hem verimi artırma hedefinde

Tiftik keçisi yetiştiricileri, bir yandan devletin desteğiyle zor şartlarda üretimi artırmanın hesaplarını yaparken diğer yandan "saf ırk"a dönerek verimliliği yükseltmeyi planlıyor.

Tiftik keçisi yetiştiricileri, bir yandan devletin desteğiyle zor şartlarda üretimi artırmanın hesaplarını yaparken diğer yandan "saf ırk"a dönerek verimliliği yükseltmeyi planlıyor.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, tekstilde değerli kumaşların elde edildiği tiftik üretiminin devamlılığı için yetiştirilen Ankara keçisi, 2005'ten itibaren destek kapsamına alındı. Bu durum, bir dönem çok değerli olan tiftik üretiminde yeniden artışı beraberinde getirdi.

Ankara keçisi yetiştiricileri, sektörün geleceği için genç yetiştiricilerin de işe atılmaları gerektiğini belirtiyor. Özellikle mera alanlarının kısıtlı olmasının kendilerine zorluk yaşattığını belirten yetiştiriciler, pazar, mera ve çoban sorununun çözülmesi halinde bu işin daha iyi yapılabileceğini vurguluyor.

Ankara keçisi yetiştiricisi Mesut Eroğlu, 10 yıl kadar ara verdiği işine 2010'da tekrar döndüğünü söyledi.

Yaklaşık 4 bin keçisi bulunduğunu bildiren Eroğlu, devletin destekleriyle işleri yürütme çabasında olduklarını dile getirdi. Eroğlu, "Saf ırka dönmüş vaziyetteyiz ve buradaki tüm sürülerin saf ırka dönmesi için gayret gösteriyoruz. Keçilerimizin 1500'ü elit sürüler içinde." dedi.

Tiftik keçisi yetiştiriciliğinin tüm zorluğunun iki ay yaşandığına dikkati çeken Eroğlu, "Üçüncü ve dördüncü ayda hem oğlak oluyor hem de kırkım yapıldığından tüm iş bu aylar içinde gerçekleşiyor. Tiftik kırkımı ve oğlak olumu da o 2 ayda olduğundan iş biraz insanların gözüne zor geliyor." diye konuştu.

Devlet tarafından sağlanan desteklerin önemine işaret eden Eroğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Yetiştiriciler şu an devletin destekleriyle ayakta kalıyor. Türkiye'de halen tekstil sektörü önemli. Dünya geneline baktığımız zaman Türk tiftiğinde geçmişte çok parlak zamanlar yaşanmış ama sonra bu bizim elimizden alınmış, Güney Afrika ve Fransa gibi ülkelere gitmiş. Buna rağmen bizim tiftiğimizin kalitesini hiçbir yer tutmuyor."

Ankara keçisinde saf ırka dönülmesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, sağlanan desteklerin yanında köylerin sosyal hale getirilmesinin de yetiştiriciliğin artmasında fayda sağlayacağını dile getirdi. Eroğlu, hayvanların daha rahat otlatılabilmesi için mera alanlarının genişletilmesi gerektiğini bildirdi.

Mera ve çoban ihtiyacı

Yetiştirici Mustafa Efeoğlu da 12 yaşından beri bu işi yaptığını söyledi. 900 civarında hayvanı bulunduğunu aktaran Efeoğlu, bu sene 1200 kilogram tiftik teslim ettiğini belirtti.

Efeoğlu, mera ve çoban sıkıntısı yaşadıklarına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Yalnızlık zaten başlı başına zor. Köyde ikamet eden sadece ben varım, herkes dışarıda işe girdi, ben hayvancılığı tercih ettim. Tiftiğin geliştirilmesi için güzel bir pazar olması, buna öncülük edilmesi lazım. Ankara keçisi, yetiştiriciliği en zor hayvanlardan biri. Yorulup eve geliyorum, 'Bu hayvanları satacağım.' diyorum, yorgunluğum geçince '100 tane daha alayım.' diyorum. Bizim pazarımıza, meramıza, çobanımıza bir çözüm bulunursa bu iş yapılır."

"Ankara keçisine kendimizi adamış gibiyiz"

Yetiştirici Seda Özbahar ise bu işin dede mesleği olduğunu söyledi. Özbahar, "Ankara keçisine kendimizi adamış gibiyiz, işimiz gücümüz bu. 2005'ten bu yana devletten destek almaktayız. Verilen desteklerin yem, arpa, çoban konusunda faydası oluyor. Yavru hariç şu anda 1150 hayvanım var. Yetiştiriciliği ailemizle yapıyoruz." dedi.

Sektörü tavsiye ettiğini vurgulayan Özbahar, Ankara keçisinin temiz bir hayvan olduğunu dile getirdi.

Yetiştirici Nurettin Tonbak, çok küçük yaşlardan beri bu işle uğraştığına işaret ederek, "1100 civarında hayvanım var. Verilen destekler bize fayda sağlıyor. Sektörü tavsiye ediyorum. Genç nesilden bu işe özenen yok, işi yaşlılar yapıyor. Biz eşimle birlikte yapıyoruz. Yalnız yapmak çok zor." ifadelerini kullandı.