17 Mart Güne Başlarken

Türkiye'nin makine ihracatı ilk 2 ayda 2021'in aynı dönemine göre yüzde 12,4 artarak 4 milyar dolara ulaştı.

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerinden derlenen bilgilere göre, makine sektörünün ihracatı ocak-şubat döneminde 4 milyar dolara yükseldi.

İhracatı miktar bazında yüzde 8,5 artan sektör, kilogram başına düşen ihracat gelirini 6 doların üzerine çıkarttı.

Söz konusu dönemde en çok makine ihracatı gerçekleştirilen ülkeler Almanya ve ABD oldu. Üçüncü sırada yer alan İtalya'ya ihracatta yaşanan yüzde 19,3'lük artış dikkati çekti.

Makinecilerin ocak-şubat dönemindeki ihracatı Rusya'da yüzde 55,3 ve Ukrayna'da yüzde 40,3'lük artış kaydetti.

"Rusya ve Ukrayna'nın makine ihracatımızdaki payı yüzde 5,5"

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rusya ve Ukrayna'nın Türkiye'nin toplam makine ihracatı içinde yüzde 5,5 payı olduğunu söyledi.

Üretim gereçlerinin servis-bakım ihtiyaçlarının yakın bir yerden sağlanmasının büyük avantaj sunduğunu ifade eden Karavelioğlu, "Bu sebeple komşularımızın, makinelerinin kalitesine ve tedarik güvencesine büyük önem verdiği bir ülkeyiz. Yakın coğrafyada ticari ve teknolojik ilişkiler kurmak bizi ülke sınırlarının ötesine taşıyacak bir adım olduğu için de hem Rusya hem de Ukrayna ile güçlü iş birlikleri kuruyoruz." dedi.

Karavelioğlu, sektörün bu iki ülkeye ihracatının geçen yıl 1,2 milyar doları aştığını aktararak, şirketlerin Rusya ve Ukrayna'da sözleşmeli işleri, ortaklıkları, bayilik ağları, tesis müteahhitlikleri ve markalaşmış firmaları olduğunu ve yerelleşmeye önem verdiklerini söyledi.

Rusya-Ukrayna krizinin Kovid-19 kadar derin ve yaygın küresel etkileri olabileceğini belirten Karavelioğlu, şunları kaydetti:

"2 ülke de makine sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli çelikler ile döküm sektörünün ihtiyaç duyduğu külçe ve alyaj malzemeleri gibi ana ve yardımcı maddelerin önemli tedarikçilerinden. 2 ülkenin birden küresel üretim ve tedarik ağının dışına çıkması uluslararası ölçekte birçok dengeyi bozacaktır. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki ve krizlerindeki deneyimlerimizle bu süreçten de olabildiğince az etkilenmeye çalışacağız."

"Eski Sovyet coğrafyası hep gündemimizde oldu"

Kutlu Karavelioğlu, eski Sovyet ülkelerinin endüstriyel dönüşümünün ufuktaki bir konu olarak uzun zamandır gündemlerinde olduğunu ve bölge ülkeleri ile ilişkileri geliştirecek projeleri salgın öncesinde başlattıklarını söyledi.

Bu ülkelerin temel ihraç kalemlerinin doğal kaynaklar, ağır sanayi malları, silah ve tarım ürünlerinden oluştuğunu bildiren Karavelioğlu, "Refahın artırılması ve yaygınlaştırılması için mevcut ekonomik yapılarını dinamikleştirebilecekleri bir değişim-dönüşüm sürecine girmeleri gerekiyor. Genel imalat sanayisinin dönüşümünü sağlayacak büyük çapta bir yatırım hamlesi için ticari ve teknik partnerlere ihtiyaçları olması ise Türkiye'nin önünü açıyor." diye konuştu.

"Makine teçhizat yatırımları son 2 yılda neredeyse 1,5 katına çıktı"

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Karavelioğlu, bu ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere uluslararası ölçekte farklı görüşmeler yaptıklarını ancak savaşın bu girişimleri yarıda kestiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bu ülkelerin ihtiyaç duydukları dönüşümün en güçlü partnerlerinden birinin Türkiye'nin makine imalat sanayi olduğunu her fırsatta gösteriyoruz. Fakat biz şu anda ilk önceliği barış ve huzur ortamının hakim olmasına veriyoruz. Komşu ülkelerimizdeki savaş, salgın öncesi başlayan ve salgınla daha büyük belirsizliklere doğru evrilen dünyada riskleri büyütüyor, yatırım iştahını azaltıyor. En önemli ihraç pazarımız olan Avrupa'da ise yeni bölgesel gelişmeleri beraberinde getiriyor."

Karavelioğlu, makine teçhizat yatırımlarının son 2 yılda neredeyse 1,5 katına çıktığını anımsatarak, "Türkiye ekonomisinde yaşanılan çift haneli büyümeyi üretim ve ihracat artışının beklenilen neticesi olarak yorumlayabiliriz. Yurt içinde oluşan yüksek talep gibi yurt dışından gelen siparişlerimiz de büyüdüğü için makine üretimimizde yüzde 40'ları aşan bir artış yakaladık." dedi.

"Sektörümüze özel çözümler geliştirmek zorundayız"

Kutlu Karavelioğlu, enerji ve personel maliyetleri ile savaşın emtialardaki etkisinin makine fiyatlarını yükselteceğini aktararak, "Bu durumun küresel rekabet gücümüzü olumsuz etkilemesi ve hatta ülkemizde hızlı artan makine teçhizat yatırımlarını da akamete uğratması riskine karşı sektörümüze özel çözümler geliştirmek zorundayız." diye konuştu.

Karavelioğlu, başta Almanya ve İtalya olmak üzere, güçlü makine imalat sanayisi olan birçok AB ülkesinin yerli sanayilerini desteklemek üzere geliştirmekte olduğu özel destek paketlerinin gerisinde kalınmaması gerektiğini söyledi.