Uzmanlarımız sorularınızı yanıtlıyor.
Bu bölümde Bankamız ürün ve hizmetleri konusunda öğrenmek istediğiniz konular uzmanlarımız tarafından cevaplandırılmaktadır.Soru sormak istediğiniz katagoriyi aşağıdaki listeden seçebilirsiniz.

İnternet üzerinden takı satış yapan şahıs facebooktan reklam vermekte Facebook ödemeleri kredi kartından alıyor ancak fatura gelmiyor • Facebook reklam için fatura kesmeli mi yoksa istisnası varmı? Fatura kesildiği veya kesilmese de 2 nolu kdv beyanı ile kdv beyan etmemiz gerekir mi? Bu durumda ne yapmalıyız? Kolay Gelsin

 253 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin "Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Belgelerle İlgili İşlemler" başlıklı bölümünde, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan, iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermelerine ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

Buna göre; yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan reklam hizmeti karşılığında ödemede bulunan mükelleflerin yurt dışından aldıkları belgenin, alındığı ülke mevzuatına göre muteber bir belge olması şartıyla fatura yerine geçen belge olarak kullanılmasının mümkün olduğu düşünülmektedir.
İnternet üzerinden reklam hizmeti satın alma işleminde, söz konusu hizmetten Türkiye'de faydalanılmış olması ve reklam hizmeti sunan firmanın yurt içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması kaydıyla, söz konusu işlemden doğan KDV'nin, mükellef tarafından KDV Genel Uygulama Tebliği’nde yapılan açıklamalar çerçevesinde 2 No.lu KDV Beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenmesi gerekmektedir.
 
Saygılarımızla

E fatura mükellefi olmayan firmaların 5.000 TL üstü GİB den kesmiş olduğu E arşiv faturaları hakkında bir kaç sorum olacaktı -Gib den kesilen E arşiv faturalarının mail olarak müşteriye gönderilmesi o faturanın karşı tarafa iletilmiş anlamına gelir mi? Yoksa mail ile faturayı göndermek tek başına yeterli olmaz mı? Örneğin bir firma bize Gib den E arşiv fatura kesmiş ve firmaya mail atmış ancak maillerde atlanmış görülmemiş ve yanlış bir fatura kesilmiş bu durumda bu faturayı kabullenmiş mi sayılırız? -Gib den kesilen E arşiv faturalar aynı zamanda not bölümüne "İrsaliye Yerine Geçer" ibaresi yazılırsa irsaliye yerine geçebilir ve ayrıca irsaliye ye gerek kalmaz mı? Yardımlarınız için teşekkürler

E-Arşiv fatura ile ilgili açıklamalara 433 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yer verilmiştir. Buna göre, e-Arşiv Uygulamasından yararlanma izni verilen mükellefler 397 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile getirilen e-Fatura Uygulaması’na kayıtlı olanlara düzenledikleri faturaları anılan tebliğe göre e-Fatura olarak oluşturmak, iletmek, muhafaza ve istenildiğinde ibraz etmek zorundadırlar.

e-Fatura Uygulaması’na kayıtlı olmayan mükelleflere e-Arşiv Uygulaması kapsamında düzenlenen faturanın kâğıt ortamında teslim edilmesi esastır. Ancak e-Arşiv Uygulaması kapsamında düzenlenen faturalar, alıcısının talebi doğrultusunda ve www.efatura.gov.tr internet adresinde yayımlanan e-Fatura format ve standardının kullanılması ve de söz konusu faturanın basılabilir görüntüsünün eklenmesi koşuluyla e-Fatura uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflere elektronik ortamda da iletilebilmektedir. Dolayısıyla alıcı firmaların e-Arşiv faturalarını elektronik ortamda almak istediklerini herhangi bir iletişim aracıyla talep etmiş olmaları hâlinde düzenlenen e-Arşiv faturalarının elektronik ortamda iletilmesinin yeterli olduğu düşünülmektedir.

Öte yandan, alıcısına malın yanında kâğıt olarak verilen fatura, irsaliyeli fatura yerine kullanılabilir. Ancak bu imkândan yararlanabilmek için faturanın, malın teslimi anında düzenlenmesi ve "İrsaliye yerine geçer." ifadesinin yazılması gerekir.

 

Saygılarımızla

Bir firmaya malzeme siparişi verdik ancak mallar sevk olmadan bize faturasını kesmiş ve mail atmış fatura E fatura mükellefi olmayan mükelleflerin Gib portaldan kestiği E arşiv faturasından muhasebe malzeme zaten alınacak diye faturayı işleme alıp kayıt etmiş ve hem mart 2020 kdv beyanına ilave etmiş hem de Ba formunda beyanda bulunmuş ancak sonradan anlaşılmış malların alınmaktan vazgeçtiği Bu durumda ne yapılması gerekir? Kayıtlardan çıkarıp kdv beyannamesi ve BA formu düzeltilmeli mi? Karşı firmaya iade faturası kesip mail attık ancak firma "Hem malları sipariş ettiniz sonra iptal ettiniz mallarınız hazır gelin alın biz iade faturası kabul etmiyoruz" diye cevap verdiler Karşı firma bu fatura ile ilgili olarak haciz tatbikatı yapabilir mi? Yasal olarak ne yapmamız doğru olur? Yardımlarınız için teşekkürler

 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 1. maddesine göre sözleşme tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları ile kurulur. Kanunun 5. maddesinde kabul için süre belirlenmeksizin hazır olmayan bir kişiye yapılan önerinin, zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilen bir yanıtın ulaştığı ana kadar, önereni bağlayacağı, 11. maddesinde ise hazır olmayanlar arasında kurulan sözleşmelerin, kabulün gönderildiği andan başlayarak hüküm doğuracağı ifade edilmiştir. 

Aynı Kanunun 207. maddesinde ise “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler....” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre tarafların satışı konusunda anlaştıkları malın tesliminden ya da hizmetin ifasından önce işleme ilişkin belgenin (faturanın) düzenlenmesi konusunda anlaşmaları hâlinde, satış sözleşmesinin düzenlenmesi anında satış işlemi de gerçekleşmiş sayılır ve belge düzenlenmesi ile malın mülkiyeti de alıcıya geçer. Dolayısıyla böyle bir durumda satış işlemi gerçekleşmiş olacağından, Türk Borçlar Kanunu hükümleri açısından da malın tesliminden önce fatura düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır.
173 No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin (C–1/c) kısmında yer verilen “Satılan mallara ilişkin faturaların malın tesliminden önce düzenlendiği ve malın daha sonra sevk edildiği durumlarda; faturayı düzenleyenler faturada malın daha sonra sevk edileceğini belirteceklerdir. Faturada bulunması gereken malın teslim tarihi ve irsaliye numarası ise malın tesliminden sonra alıcı ve satıcı kendilerinde kalan sevk irsaliyesinden faydalanarak faturaya şerh verecekler, fatura ve sevk irsaliyesi arasındaki uyumu sağlayacaklardır…..” düzenlemesi ile malın tesliminden önce fatura düzenlenmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. 
Öte yandan özel hukuk hükümleri açısından, malın teslimi ya da hizmetin ifasından önce düzenlenen fatura, işlemin yapıldığını tek başına gösteren bir delil olarak kabul edilmese de; söz konusu faturalar geçerli olarak kabul edilmektedir. Sunulan nedenlerle, malın teslimi ya da hizmetin ifasından önce fatura ya da benzeri belge düzenlenmesinde hukuken bir engel yoktur.
BA/BS formlarında, 396 No.lu VUK Genel Tebliği’nde yapılan açıklamalar çerçevesinde, hata veya eksiklik bulunması durumunda düzeltme yapılabildiğinden, bu hususta bir mali müşavir ile görüşülmesinde fayda bulunmaktadır.
Siparişe ilişkin hazırlanan ve elektronik ortamda sisteme işlenen faturaya ilişkin düzenlenen ve mail ile gönderilen iade faturasını karşı tarafın kabul etmemesi hâlinde, söz konusu iade faturasının noter kanalı ile ihtaren gönderilmesi de mümkün bulunmaktadır.
Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesindeki “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmüne istinaden söz konusu fatura bedelinin tahsiline yönelik olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılması mümkün bulunmaktadır. Bununla birlikte iade faturasının kesilmesi ve malın teslim alınmaması alıcı lehine bir karine olarak kabul edilecektir.
Sonuç olarak, tarafların aralarında uzlaşmaya varamaması hâlinde konunun; çekişmeli yargı konusu yapılması ya da fatura bedelinin tahsil talebiyle icra takibine konulması mümkün bulunduğundan ayrıntılı olarak bir avukat ile görüşülmesi faydalı olacaktır.
 
Saygılarımızla

Günaydın sizde eski müfettiş olduğunuz için vergi müfettişlerinin vergi inceleme sonucu ile ilgili sorum olacaktı Sahte belge düzenleme konusu ile ilgili bir mükellefin incelemesi sonucu o mükellef için çıkabilecek sonuç ne olabilir? Müfettiş incelemesi sonucu mükellef satışları şöyledir (% 70 normal satış % 30 gerçek olmayan satış) Bu durumda olan bir mükellef için müfettiş nasıl bir rapor düzenlemesi gerekir? Raporların ya düzenleyici çıktığı yada düzenleyici çıkmadığı yönünde olduğu hakkında cevaplar alıyorum Kısmi düzenleyici diye rapor yazılır mı? Kısmi düzenleyici denildiğinde o firmadan alış yapanlar faturalardaki kdv leri çıkarmak zorunda kalır mı? Aslında daha çok sormak istediğim müfettiş incelemesi sonucu düzenleyici raporu kısmi olabilir mi? Yoksa düzenleyici denildiğinde kesinlikle % 100 tüm faturalar sahte diye mi yazılır? Yukarıdaki tespit % 70 normal % 30 sahte satış sonucunda nasıl bir rapor düzenlenir? İyi Çalışmalar

Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesine göre sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir. Yapılan vergi incelemeleri sonucunda sahte belge düzenlediği tespit edilen mükellefler hakkında düzenlenen raporlarda, sahte olarak düzenlendiği tespit edilen belgeler ile bunlara ilişkin bilgiler delilleriyle birlikte ortaya konulur. 

Tamamen sahte belge düzenlediği tespit edilen mükelleflerin adına belge düzenlediği mükelleflerin sahte belge kullandığı karine olarak kabul edilir. 
Satışlara ilişkin belgelerin bir kısmının sahte olduğunun tespit edilmesi hâlinde bu mükelleflerin adına belge düzenlediği mükelleflerin, söz konusu belgeye ilişkin KDV’yi indirim konusu yapabilmesi için, işlemin gerçekliğini KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (IV/E/5) bölümündeki açıklamalara göre ispat etmesi gerekir. 
Bu kapsamda, yapılan satışlara ilişkin olarak düzenlenen belgelerin bir kısmının, örneğin %70’inin, sahte olduğunun tespit edilmesi hâlinde bu mükellef tarafından düzenlenen faturaların tamamının sahte olduğunun kabul edilmesi söz konusu değildir.
 
Saygılarımızla,

Firma sokağa çıkma yasağı 16 mayıs başladığı için çalışanları 16 Mayıs ile bayram sonrası 27 mayıs iş başı olacak şekilde 11 gün ücretsiz izin vermek istiyor kanun gereği Fakat çalışanlar resmi bayram tarihi ödemesini yapması gerekir diyorlar Sonuçta kanun ile işverene 3 aylık süre içinde istediği zaman ücretsiz izne çıkarır hakkı yok mudur? Doğrusu hangisidir? 16 Mayıs ile 27 Mayıs arası işveren işçiye ücretsiz izne çıkarabilir mi ve bu ücretsiz izin için bayram yani resmi tatil günlerinde ücret ödemesi gerekir mi? Kolay Gelsin

 Bahsettiğiniz düzenleme İş Kanunu'na eklenen aşağıdaki geçici 10. Madde ile yapılmıştı. Bu maddede aynen şöyle denilmektedir:

 "Geçici Madde 10 – (Ek:16/4/2020-7244/9 md.) Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25’inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez. Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir. Cumhurbaşkanı birinci ve ikinci fıkrada yer alan üç aylık süreleri altı aya kadar uzatmaya yetkilidir."
Bu madde hükmünce üç ay süreyi geçmemek kaydıyla 17 Temmuz'a kadar ücretsiz izin hakkı kullanılabilir. Ücretsiz izin sırasında iş sözleşmesi askıya alınıp primler ödenmemektedir. Dolayısıyla prim yükümlülüğü olmadığı gibi bir ücret veya mesai ödeme yükümlülüğü de olmamaktadır.  
Ancak bu düzenleme fesih yasağı ile birlikte getirildi. Bu getirilen hak 'bayram mesaisi vermemek' ya da 'sokağa çıkma yasağında maaş ödememek' amacıyla kullanılırsa bu farklı hukuki yorumlara yol açabilir.
Bu hususları bir hukukçuyla görüşmenizi tavsiye ederiz.
 
Saygılarımızla

Merhaba, Yaklaşık 10 yıldır reklamcılık (tabela-baskı) sektörünün içinde sigortalı çalışanım. Kosgeb Girişimci belgemi geçen yıl aldım. Kendime ait bir müşteri pörtföyüm var. Sizlere sorum 1. Hali hazırda bir işletmeye Ortak olmam durumumda Kosgeb desteklerinden faydalanabilirimiyim (en Az %50 ortaklık durumunda) 2. Aktif bu işi yapan bir firma sahibiyle ayrı bir işletme açmam durumunda desteklerden faydalanabilir miyim. ? İlginize şimdiden teşekkür ederim.

 Merhaba. Öncelikle geçen sene aldığınız girişimci belgenizle, diğer başvuru şartlarını taşımanız kaydıyla 01.01.2021 tarihine kadar Geleneksel Girişimci Programı’na başvuru yapabilirsiniz. Diğer başvuru şartları ise şu şekildedir:

 
İşletmenin Türk Ticaret Kanunu’nda tanımlı gerçek veya tüzel kişi statüsünde olması ve KBS’de kayıtlı ve aktif durumda olması gerekir.
Girişimcinin kurmuş olduğu işletmedeki kurucu ortak olarak payı en az %50 ve üzeri olmalıdır.
İşletme, başvuru tarihi itibarıyla son bir yıl içinde kurulmuş olmalıdır.
 
Dolayısıyla, yeni kurulan bir işletmede en az %50 ve üzeri payla kurucu ortak olarak yer almanız şartıyla bu destekten yararlanabilirsiniz. Detaylı bilgi için KOSGEB internet sayfasını inceleyebilir, ilinizdeki KOSGEB Müdürlüğü ile iletişime geçebilirsiniz.
 
 
Sena GÜRSOY
 

Merhaba , 01.02.2019 tarihinde şahıs firmamı kurdum ve toptan ticaretle uğraşmaktayım daha sonrasında ek faaliyet olarak e-ticaret e başladım fakat firma kurmadan önce KOSGEB in girişimcilik sertifikasını almadım. Şu an faal olan firmamı geliştirmek ve büyütmek için KOSGEB kredisinden faydalanmam mümkün müdür ? Nasıl bir yol izlemeliyim ? Şimdiden teşekkürler.

Merhaba. KOSGEB’in İşletme Geliştirme Destek Programı’ndan faydalanabilirsiniz. KOBİ’lerin rekabet güçlerinin, kurumsallaşma-markalaşma düzeylerinin ve ekonomideki paylarının arttırılması, kapasitelerinin geliştirilmesi ve öncelikli ihtiyaçlarının karşılanması amacını güden program kapsamında, belirlenen üst limitlerde %60 destek oranıyla, yurt içi fuar ve yurt dışı iş gezisi, nitelikli eleman istihdamı, tasarım gibi konular desteklenmektedir. 

 
Detaylı bilgi için https://www.kosgeb.gov.tr/site/tr/genel/destekdetay/6798/isletme-gelistirme-destek-programi internet sayfasını inceleyebilir, ilinizdeki KOSGEB Müdürlüğü ile iletişime geçebilirsiniz.
 
 
Sena GÜRSOY
 

01.04.2005 yilindan beri ayni isyerinde %83 vergi indirimi ile calismaktayim. Emekliligim 01.04.2020 tarihinde doldu. Lakin virus nedeni ile 01.04.2020 ile 15.05.2020 arasi 1.5 ay izine ayrildim ve maasin %60 iskur %40 da isyerim odedi. Simdi ben emeklilik icin muracaatta bulunsam emekli maasimda ve kidem tazminatimda eksilme olurmu. Emekli olmak icin tam calisacagim haziran ayinimi beklemeliyim. Tesekkurler

Emeklilik kararı kişinin kendisine aittir. Yani re'sen kurum sizi emekli etmez. Bu yüzden siz müracaat ettiğiniz zaman emekli olursunuz. Emekli maaşı hesaplanırken ilk işe girdiğiniz tarihten bugüne kadar olan tüm kazançlarınız dikkate alınır. O yüzden son 1,5 aydaki raporlu geçen kısmın emekli maaşınız üzerinde bir etkisi olmaz. Yani bu raporlu geçen süre emekli maaşınızı düşürmez ama ne kadar geç müracaat ederseniz o kadar emekli maaşı kaybınız olur. O yüzden eğer haziran ayını beklerseniz emekli maaşınız temmuzdan itibaren başlar. Mayıs ayında müracaat ederseniz haziran ayında maaş başlar. 
Kıdem tazminatınızda da bir eksilme olmaz. Raporlu geçen süreler ihbar süresini altı hafta geçmediği sürece kıdem tazminatı hesabından düşülmez. Bu konuda Yargıtay kararı da bulunuyor.
 
Saygılarımızla,

öncelikle memur olmadan önce esnaftım ve esnafken esnaf kredisi çektim şuan memurum memur olduğum için oda kaydın veya hiç bir derneğe üye olmaman lazım bende tüm esnaflık faliyetlerimi kapatın yani vergi levhanı oda kaydimi gibi yanlız 3 ayda ödediğim ödemem var banka ile görüştüğümde ödeme planı hepsini ödeneceğini söyledi ve kendisininde net bilgisi olmadığını sizce ödeme planım değişir mi tümünü ödeme surumum yok yardımcı olursanız sevinirim

25 Mart 2020 tarih ve 31079 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 2283 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “.... esnaf ve sanatkârlardan, yaşanan salgın nedeniyle işleri ve/veya işletmesi zarar görenlerin, TESKOMB’a bağlı bölge birliklerine ortak olan esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri kefaletiyle veya doğrudan bankadan, 31 Mart 2020 ve öncesi tarihlerde kullandıkları düşük faizli kredilerden doğan borçlarından, 1 Nisan-30 Haziran 2020 tarihleri arasında vadesi dolacak olan kredi borçları vadesinde/taksit vadesinde/hesap devresinde ilgili mevzuatına göre faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle vade tarihinden/taksit vadesinden/hesap devresinden itibaren üç ay süreyle faizsiz olarak ertelenir. ...... (7) Bu Kararda yer almayan ertelemeye ilişkin hususlar hakkında bankanın esnaf ve sanatkâr kredilerine ilişkin usul ve mevzuatı uygulanır......” düzenlemesi yapılmıştır.

Sorunuzun içeriğinden, tarafınızca çekilen esnaf kredisinin 31 Mart 2020 tarihinden önce kullanılmış olduğu, kredi dayanağı esnaflık faaliyetinin isteğiniz üzerine sonlandırıldığı ve vergi kaydının da kapatıldığı anlaşıldığından; 2283 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında 1 Nisan-30 Haziran 2020 tarihleri arasında vadesi dolacak olan kredi borçlarının vadesinin üç ay ertelenmesi veya ödenme planında değişiklik yapılması hususları esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifi kefaletinin veya bankanın takdirinde olduğundan, kullanmış olduğunuz esnaf kredisini veren kuruluş ile görüşmeniz uygun olacaktır.
 
Saygılarımızla.
 

Evlenmeden önce bir şirket ortaklığı olan ve 3 adet gayrimenkulü olan şahıs evlendikten sonra ayrıca vefat eden ailesinden 2 daire daha kalıyor Bu kişi boşandığı zaman Bekarken şahsen sahip olduğu şirket hisseleri ve 3 gayrimenkul ile evlendikten sonra miras yoluyla eline geçen 2 gayrimenkul ler yasal al rejimine girer mi? Boşandığı eş bu varlıklardan yasal mal rejimi nedeniyle pay isteyebilir mi? Konu hakkında bilgi alabilirmiyim? Teşekkürler

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile yasal mal rejimi kabul edilmiştir. Eğer eşler arasında sözleşme ile farklı bir mal rejimi seçilmemiş ise eşlerin yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olacaktır. Yasal mal rejimi ile eşlerin evlilik tarihinden itibaren edinilmiş olan mallar üzerinde, evlilik birliğinin sona ermesi durumunda söz konusu malların yarısı oranında hak sahibi olmasına imkân sağlanmaktadır.

Eşler 1 Ocak 2002 tarihinden önce evlilik akdini imzalamış fakat mal rejimi sözleşmesine istinaden farklı bir seçimlik mal rejimine tabi olmamışlarsa; bu tarihten önce mal ayrılığı rejimine, bu tarihten sonra ise edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacaklardır.
4721 sayılı kanunun 219. maddesi gereği edinilmiş mallar, evliliğin gerçekleştiği andan itibaren evlilik süresince elde ettikleri mal varlığı değerlerinin tamamını kapsamaktadır. Buna göre eşler evlilik öncesi belirli bir mal varlığına sahip iseler, evlilik öncesi sahip olunan mallar kişisel mal olarak kabul edilmekte ve evlilik birliği sona erdiğinde eşler bu kişisel mallar üzerinde hak iddia edememektedir. Boşanmada mal paylaşımı yapılırken öncelikle her eş kendi kişisel mallarını geri alır;  yani bu mallar paylaşıma dahil edilmez. 
Sonuç olarak, Kanunun 220. maddesi kapsamında yasal mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla karşılıksız edinim yoluyla elde ettiği mal varlığı değerleri kişisel mal sayıldığından, evlilikten önce elde edilen bu mallar hiçbir surette mal paylaşımına dahil edilemez. 
 
Saygılarımızla.