O bir finansçı. Ancak tamamen bir tesadüf sonucu girişimci olmuş. Hem de ne girişim.Binlerce ev kadınına örnek olacak türden. Türkiye’deki en ilginç, en farklı işlerden birini yapıyor. Solucanları var. Tam 450 milyon solucandan gübre üretiyor.
 
Türkiye’nin belki de en güçlü yanı bu; herkes bir şekilde girişimci ruhu taşıyor. Bu ruh, fikrini hayata geçirip dünyaya satan bir zincire dönüşmüş durumda. İşte Burçin Karababa’nın hikayesi de tam bu türden. Yani örnek, örnek olduğu kadar da ilginç bir hikaye. Yaptığı işin nevi itibari ile de tam bir müteşebbisler kraliçesi…
 
Kendisi solucanların patronu. Milyonlarca solucanı var. O solucanları çalıştırıp para kazanıyor. Nasıl mı?... İşte Burçin Karababa’nın başarı öyküsü…
 
İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği’ni bitirdikten sonra işletme eğitimi almış.

İlk işi de sermaye piyasalarında olmuş. 1993 yılında broker olarak çalışmaya başlamış. Dört yıl aracı kurumda görev yapmış, ardından da Bitlis Holding’de finansman müdür yardımcısı olarak görev almış; bir süre de turizm sektöründe çalışmış. Yoğun bir çalışma hayatının içinde iken, 2000 yılında Karababa’nın kızı Derin Su dünyaya gelmiş. Bebeğin anne sütünden kesildikten sonra alerjik bir bünyeye sahip olduğu ortaya çıkmış. Doktorlar, katkılı gıdalardan uzak durmasını, organik ürünlerle beslenmesini önerir…
 
İlk üretim saksıda
 
İşte Burçin Karababa’nın girişimcilik serüveni de bu noktada başlar. Başlangıçta niyeti girişimcilik değildir. Organik ürünlerle ilgili araştırmalar yaparken bir gün Moldavalı Nafya isimli arkadaşı, kızı için bir sepet içinde meyve ve sebzeler getirir. Ürünlerle ilgili ilginç bir bilgi verir. Getirdiği ürünler organik solucan gübresi ile yetiştirilmiştir. Bu durum Karababa’nın çok ilgisini çeker ve konunun ne olduğunu araştırmaya başlar…
 
Olayın geçtiği 2002 yılında solucan gübresi ABD’de yaygın olarak kullanılsa da Türkiye’de bilinen bir gübre çeşidi değildir. Karababa, bu gübreyi nasıl temin ederim de çocuğuma organik sebze yetiştiririm diyerek araştırmaya başlar. Solucan gübresinin en yaygın yetiştirildiği yer ABD’nin Florida eyaleti. Antalya’da Nazmi Acar’dan 50 adet solucan temin eder. Balkonda saksı içinde gübreyi üretip, yine saksı içinde sebze yetiştirmeye başlar. Bunu nasıl girişime dönüştürebilirim diye çalışır. Bu arada ziraat mühendisi olan babası ve zirai ilaç bayisi bulunan annesi maceraya girmemesi için kızına öğütler verirler. Bu öğütler onun girişimcilik çabalarını engellemez.
 
50 solucandan 450 milyona
 
Burçin Karababa, ilk şirketini 2005 yılında Ekosol Tarım ismiyle kurar. Şirketi kurunca hemen ticarete başlamaz, ilk yıllar pazar araştırmalarıyla geçer. İlk organik gübreyi 2008 yılında satar. 2010 yılından itibaren ise işini endüstriyel boyuta taşır. 50 solucanla başlayan iş bugün 450 milyon adet solucana ulaşmış durumda. Karababa, “20’si sigortalı, 450 milyon sigortasız işçim var. Bu rakam önümüzdeki yıl yaklaşık dört kat artacak, 1 milyar 600 milyon adedi geçecek” diyor.
 
İstanbul Çekmeköy’de üretim yapan Ekosol Tarım, 2014 Nisan ayında Manisa merkeze bağlı Hacıharmanlı Köyü’ndeki yeni tesisine taşınıyor. Karababa, yeni tesisi 2.5 milyon dolarlık yatırım yaparak kurduklarını, talebe göre yatırımın devam edeceğini söylüyor.
 
Çok hızlı büyüyor
 
Ekosol Tarım, yılda bin 200 ton organik solucan gübresi üretiyor. Karababa, ciroyu net olarak telaffuz etmese de ürünün 25 kilogram fiyatının 50 TL olduğunu bildiğimiz için yaklaşık 2.4 milyon TL seviyesinde bir ciroya ulaştığını tahmin edebiliyoruz. Karababa, “2010’dan sonra endüstriyel boyutlara ulaştık. 2012 ciromuz, 2011’in üç katı. 2013’ün ilk yarısı, 2012’nin iki katına ulaştık. Bundan sonra yeni solucanlarımızla, yeni yatırımla daha hızlı büyüyeceğiz. Sektör doğru bir sektör. Dünya nüfusu hızla artıyor. Hayat devam edeceği müddetçe hep var olacak, büyüyecek bir sektör. Sektörün doğru bir noktasında, doğru bir ürünle varız. Bu alandaki yatırımcılar da artıyor” diyor.

 
Pazar yeni yatırımcı bekliyor
 
Yatırımcının hikayesi böyle… Peki, solucan gübresine neden böylesi bir talep var? Nereden çıkmış bu gübre? Aslında solucan gübresinin hikayesi oldukça eski. Solucan gübresi üretimi yaklaşık 70 yıl önce ABD’nin Kaliforniya eyaletinde başlamış. Eyalette, her tür evsel atık ayrıştırılırken, evsel atıklarla ilgili sorun çıkmış. Eyalet üniversitesi ve yerel yönetim birlikte çevreye duyarlı bir çözüm ararken solucan gübresi keşfedilmiş. Solucanlar evsel atıkları yerken, dışkılarından gübre elde edilmiş. Bu gübrelerden, kimyasal gübrelerin beş altı katı daha iyi, daha yüksek verimli sonuçlar alınmış. Kaliforniya’nın çalışkan solucanları ile Hindistan’ın üretken solucanları melezlenerek yeni bir tür elde edilmiş. Hem çalışkan, hem de üretken bir solucan türü ortaya çıkmış. Bu arada solucanların çift cinsiyetli olduğunu da belirtelim. Belediye her eve kutular içinde solucan dağıtmış. Eyalette bahçeli evler temel yaşam alanı olduğu için insanlar gübre üretip bahçelerinde kullanmaya başlamış. Bugün Amerika’da 30 bin adet solucan üreten küçük işletme olduğu tahmin ediliyor.
 
Kimler kullanıyor?
 
Organik solucan gübresi taban gübresi değil, kök gübresi olarak kullanılıyor. Dolayısıyla daha çok Ege ve Akdeniz’deki organik üreticiler ve seracılar talep ediyor. Ağırlıklı müşterilerinin seracılar olduğunu vurgulayan Karababa, gübrenin özellikleri ve müşterileriyle ilgili şu bilgileri veriyor:

“Bu gübrenin organik gübre miktarı yüksek; içindeki mikro organizma kullanım alanını genişletiyor. Fide köküne konulan bir avuç gübre beş kat alana etki ediyor ve bir anda taban gübresi etkisi yapıyor. Solucanın doğal olarak salgıladığı bir sıvı var. Adı ‘sölom sıvısı’. Bu sıvı kanser hücrelerinin tedavisinde kullanılacak. Solucan patonojik ortamlardan kendisini korumak için bu sıvıyı salgılıyor. Bu sıvı bitkilerin hastalıklara karşı direncini artırıyor. Doğal bir antibiyotik etkisi var. Gübrenin içinde aminoasit, enzim, azot, fosfor, potasyum var. Üstüne bir de antibiyotik etkisi... Sebze ve seracılar asıl müşterilerimiz.Meyvede, cevizde ve özellikle kirazda inanılmaz etkili.”

Karababa, gübrenin sıvısını da çıkarmış. Suya karıştırılıyor ve damla sulama sistemiyle kullanılıyor. Beş dekar alanda 1 litre gübre kullanmak yeterli.
 
Solucan gübresinin faydaları
 
Ayrım gözetmeksizin her türlü tarım kültüründe uygulanabiliyor.Bitkide direnç, hızlı büyüme ve gelişme, üründe erkencilik sağlıyor.Topraktaki organik madde miktarını artırıyor.Minimum yüzde 30 verim artışı sağlıyor.

Bitkide kök gelişimini hızlandırıyor. Kökün güçlü olmasını sağlıyor. Solucanların kendilerini korumak için salgıladıkları ve gübreye geçirdikleri sölom sıvısı sayesinde bitki, kök hastalıklarına karşı direnç sağlıyor.

Topraktaki mikroorganizma faaliyetini hızlandırıyor.Bitki tarafından kullanılamayan fosfor, potasyum, demir vb bitki besin elementlerini toprakta çözünür hale getirerek bitki tarafından alımını kolaylaştırıyor.Yüzde 100 organik, ekolojik ve non-toksik olduğu için bu gübre ile yetiştirilmiş bitkilerde nitrat kalıntısı bulunmuyor.Kokusuz, suyu, havayı ve toprağı kirletmiyor. İçerisinde başka herhangi bir katkı maddesi bulunmuyor.
 
Evde kendi gübrenizi üretebilirsiniz
 
Ekosol Tarım’ın sahibi Burçin Karababa, kendini girişimciliğe götüren balkonda gübre yetiştirme işini çeşitlendiriyor. Özel ürettirdiği kutularla evde gübre üretme imkanı sunuyor. Okullar, belediyeler şimdiden projeye ilgi göstermeye başlamış. Haftada ortalama 20 kutu satışı yapıyorlar. Karababa, bu projeyle ilgili şunları söylüyor: “İçinde 500 solucan olan kutularımız var. İstanbul, Ankara ve İzmir’de satıyoruz. Kadınların evine solucanı soktum. Sölom sıvısı nedeniyle asla koku yapmıyor. Solucanlar pişmemiş evsel atıklardan besleniyor. Dışkıları da gübre oluyor. Balkonda, lavabo altlarında, bahçelerinde bu işi yapanlar var. Dört katlı bir sistem. Araları delik. En alta solucanları koyuyoruz. Mamalarıyla birlikte. Soğan, sarımsak, portakal ve limon kabuğu dışındaki her türlü pişmemiş sebze ve meyve atığını yiyor. Yumurta saklama kartonlarına ise bayılıyorlar. 21 günde ilk set gübre olarak doluyor. Ev hanımları bu kutulardan edinsinler. Hem evsel atıklar değerlendirilir, hem de organik gübre elde ederler. Dört katlı 500 solucanlı bir kutunun fiyatı 533 TL.”

Haber : İdriz ÇOKAL-PARA